|
21 Ocak 2007’de Sırbistan’da, 21 siyasi parti ve koalisyonun yarışacağı erken seçim düzenlenecek. Kamuoyu yoklamaları asıl seçim yarışının Avrupa yanlısı “Demokratik Parti” (DS) ile Avrupa karşıtı ve aşırı milliyetçi “Sırp Radikal Partisi” (SRS) arasında geçeceğini gösteriyor. Bu yüzden, seçim sonrası oluşturulacak olan hükümet, ya “Avrupalı Sırbistan’ı”, ya da “Avrupa’dan izole edilmiş Sırbistan’ı” karşımıza çıkaracak. Bu bağlamda, 21 Ocak 2007’deki seçimi, eski Sırp lider Slobodan Miloşeviç’in yönetiminin sona erdirildiği 2000 yılındaki seçimi kadar önemseyenler var.
Meclise kesin girecek olan siyasi partiler, savaş suçlarından dolayı yargılanmakta olan Voyislav Şeşely’in liderliğindeki “Sırp Radikal Partisi” (SRS), Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in liderliğindeki “Demokratik Parti” (DS) ve Sırbistan Başbakanı Voyislav Koştunitsa’nın başını çektiği Sırbistan Demokratik Partisi–Yeni Sırbistan (DSS-NS) koalisyonudur. SRS’nin birinci, DS’nin ikinci, DSS-NS’in ise üçüncü sırada yer alması bekleniyor. DSS-NS koalisyonunun listesinde, başka iki siyasi partinin temsilcilerine de yer verilecek. Bu siyasi partilerden biri, Dragan Markoviç Palma’nın liderliğindeki “Üniter Sırbistan”dır (JS). Markoviç ise, Hırvatistan, Bosna ve Kosova’da büyük savaş suçları işlemiş olan “Arkan” lakaplı Jelko Rajnatoviç’e en yakın insanlardan biri olarak biliniyor.
Sırbistan’da uygulanmakta olan yüzde 5’lik seçim barajını aşarak, Sırbistan Meclisine girme şansı olan diğer siyasi partiler, Liberal-Demokratik Parti (LDP) çerçevesinde toplanan koalisyon, G17 Plus ve Sırbistan Sosyalist Partisi’dir (SPS). Bilindiği gibi, ilk ikisi demokratik yönelimli, sonuncusu ise Miloşeviç’in kurduğu siyasi partidir. Bu üç parti içinden LDP etrafındaki koalisyonun barajı geçme şansı daha yüksek gözüküyor. LDP’nin lideri Çedomir Jovanoviç, bir zamanlar üniversiteli öğrenciler arasında Miloşeviç karşıtı gösterileri harekete geçiren önemli isimlerden biriydi.
Peki, seçim sonrasında Sırbistan’ı nasıl bir hükümet bekliyor? Her şeyden önce, hükümeti kurma çabalarının, seçimin kendisinden daha ilginç olacağı söylenebilir. Diğer taraftan, Sırbistan’da genellikle “kimsenin beklemediği” koalisyon hükümetleri kuruluyor. Örneğin, 2003 yılında DSS-DS-G17 Plus arasında hükümetin kurulması beklenirken, DSS lideri Koştunitsa, SPS ile anlaşarak bir azınlık hükümeti oluşturdu. “Garantili” hükümet ortakları çok mevki istediği için DSS, SPS gibi “daha ucuz” bir ortağı tercih etti.
Teorik olarak yeni hükümetin kurulması için üç çeşit olasılık bulunuyor. Birincisi, DS ile DSS-NS arasındaki anlaşmayla kurulabilecek ve Batılıların destekleyecekleri bir hükümettir. İkincisi, Batılıların görmek istemediği, ancak kurulma ihtimali olan DSS-SRS etrafındaki hükümettir. Üçüncü olarak, bir azınlık hükümetinin kurulması gündeme gelebilir.
Sırbistan’ı Avrupa’ya götürecek olan tek yol, demokratik yönelimli siyasi partiler arasında bir hükümetin kurulmasından geçer. Oysa bunun için kilit DSS ve DS’nin elindedir. Oysa bu iki siyasi parti birbirlerinin ezeli rakibidir. Ancak, DS muhalefette kalmaktan “sıkıldığı” için, DSS ile bir anlaşmaya gitmeye hazır gözüküyor. Aksi takdirde, “koalisyon kurma potansiyeli” dar olduğu için, DS’nin iktidar olma şansı azdır.
DSS’nin koalisyon kurma potansiyeli, DS’den daha yüksek. Nitekim DS lideri Tadiç’ten farklı olarak, DSS lideri Koştunitsa, demokratik eğilimli siyasi partiler dışında, Miloşeviç dönemine ait zihniyetle yaşayan SRS ve SPS gibi siyasi partilerle de arasını iyi tutuyor. Dolayısıyla, DS ile bir anlaşmaya varmazsa, DSS’nin en azından bir azınlık hükümeti kurma şansı daha fazla.
SRS’nin de koalisyon kurma potansiyeli çok yüksek değil. Hatırlatmak gerekirse, 2003’teki seçimlerde aldığı yaklaşık yüzde 28’lik oyla birinci parti olmasına rağmen, SRS Hükümeti kuramamıştı. SRS’yle bir tek SPS koalisyon hükümetine girmeye açık olarak hazırdır. Ne var ki, bu SRS’nin iktidar olması için yetmez. Ancak, Sırbistan’daki seçimlerin ardından uluslararası topluluğun Kosova’yla ilgili açıklaması beklenen karar “Sırpları yıkacak nitelikte” olursa, DSS, SRS ile koalisyon hükümetine girmeye razı olabilir. Bu yüzden, Sırbistan’ın radikalleşmemesi uğruna, Kosova ile ilgili açıklanacak olan “şartlı bağımsızlık” kararı, her iki tarafı tatmin ediyor gibi gözükebilmesi için, “güzelce ambalajlanacak”.
Neticede, aktörler rasyonel davranırsa, Sırbistan’ın daha güzel bir gelecek uğruna DS ile DSS–NS arasında bir koalisyon hükümeti kurulacak. Ne var ki, hem DS hem de DSS kendini demokratik blokun lideri olarak görüyor ve yeni hükümette “lidere yakışır mevkiler” arıyor. Bu yüzden, 21 Ocak 2007’deki seçimlerin ardından DS ile DSS-NS arasında hükümeti kurma müzakereleri kesin olacaksa da, bu müzakerelerin sonucu belirsizdir. DS ile bir anlaşmaya varamazsa, DSS bir azınlık hükümetine yönelebilir. Üç aylık bir süreç içinde herhangi bir hükümet kurulamaz ise, o zaman Sırbistan kendini derin bir siyasi kriz içinde bulabilir.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|