Kosova ile ilgili yeni Rezolusyon önerildi. Amerikan-Avrupa Rezolusyonu olarak önerilen
dokumanda bağımsızlık sözü yer almamaktadır. Condolisa Rice’nin konuyla ilgili açıklamasında Amerikan-Avrupa Rezolusyonunda Kosova’nın bağımsızlığı üzerine ısrar edilmemektedir. Rice Kosova’nın yeni statüsü üzerine şu anda uzlaşmaya varılamadığını kabul ediyor ama Martti Ahtisaari’nin planının Kosova’da herkesin çıkarını koruduğunu vurguluyor. Önerilen Rezolusyonda Kosova’nın bağımsız olacağı yer almıyor ama denetimli bağımsızlığı olası olarak görmektedir.
Washington Kosova’yı tek örnek olarak kabul etmektedir. Ve bu sorunun çözümü tüm sorunların çözümü için karar anı olamayacağını vurgulamakta ve 1990 yıllarının başlarında çatışmalar sonucu olarak Gürcistan’dan ayrılmış Güney Osetya ile Abhazya sorunlarının çözümüne örnek olamaz demektedirler.
Sırbistan temsilcileri de artık söylemlerini değiştiriyor ama duruşlarını değiştirmemektedirler. Yeni Sırp hükümetinde Kosova ve Metohiya Bakanı olan Slobodan Samardjiç Belgrat’ın Kosova’nın gelecekteki statüsüyle ilgili öz ve denetimli otonominin üstüne çıkmayacaklarını ifade ederken, bu planın gerçekleştirilme biçimi hakkında konuşmalara katılmak için hazır olduklarını söylüyor. Sırbistan Başkanı Boris Tadiç Kosova bağımsızlığının getireceği tehlikeli sonuçlara işaret etmesi ardından “Sırbistan’ın esas yönü AB’dir ve AB’ye üyelik olarak kalmaktadır” demektedir.
21.05.2007 tarihinde Bakû’de bulunan Rusya dışişleri Bakanı Sergej Lavrov, Batı ülkelerinin BMGK’ye önerdikleri Rezolusyonun Rusya için kabul edilmez olduğunu ifade etmiştir.”Martti Ahtisaari’nin planını destekleyen ve geçerli olan 1244 sayılı Rezolusyonu yürürlükten kaldıran Rezolusyon bizim için kabul edilmezdir” demiştir.
Bazı kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Güvenlik Konseyi’ne iki Rezolusyon tasarısı sunulmuş biri Rus tarafının ötekisi Amerikan-Avrupa tasarı önergesi oluyor. Kosova için denetimli bağımsızlık öngören Ahtisaari planını destekleyen Amerikan-Avrupa tasarı önergesi, yeni Rezolusyonun çıkarılmasından dört ay sonra BM misyonunun sonlanmasını ve yeni uluslar arası misyon bürokratının (administratörünün) tayin edilmesini öngörmektedir. Sözü edilen Amerikan-Avrupa önergesi BM Beyannamesinin VII Bölümüne dayanmaktadır
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BEYANNAMESİ–1945 yılının 26 Haziranında San Fransisko’da imzalanmış 1945 yılının 24 Ekim tarihinde yürürlüğe geçmiş bir dokumandır.
VII BÖLÜM ŞUNLARI İÇERMEKTEDİR :BARIŞA TEHDİT ,BARIŞIN YARA ALMASI DURUMUNDA ,YA DA SALDIRI DURUMUNDA ALINACAK ÖNLEMLERİ TASVİR ETMEKTEDİR. BMGK DE YENİ REZOLUSYONUN KABUL EDİLMESİNİN KOSOVA KONUSUNDA BEYANNAMENİN VII BÖLÜMÜNÜN KULLANILMASI ANLAMINI TAŞIMASI ÖNGÖRÜLMEKTEDİR. BU GK’YE EKONOMİ, DİPLOMAT VE ASKERİ YAPTIRIMLAR ve aynı zamanda anlaşmazlıkları çözebilmek için ASKERİ KUVVETLERİ KULLANMA izni verme hakkı anlamını taşır.
Beyannamenin VII Bölümünün 39. dan başlayarak 51. sayıya kadar maddeleri vardır.
44. MADDE: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kuvvet kullanma kararı alınca, o,Güvenlik Konseyinde yer almayan üyeden 43. maddeye dayanarak almış olduğu görevler çerçevesinde kullanıma kendi silahlı kuvvetlerini koymasını ister. O üyeyi isterse kuvvet kullanma kararının alınmasına katılmasına izin verir.
48.MADDE’YE göre (1)Dünyada barışın ve güvenliğin korunması amacıyla Güvenlik Konseyi’nin yerine getirmesi için lazım olan önlemler, Güvenlik Konseyi’nin kararına göre Birleşmiş Milletler Örgütün tüm üyeleri ya da bazı üyeleri tarafından alınmaktadır.
(2)Bu kararları BM üyeleri doğrudan ya da eylemlerini üyesi oldukları uygun uluslar arası kurumlarda gerçekleştirmektedirler.
49.MADDE: Güvenlik Konseyinin almış olduğu kararla önlemlerin yerine getirilmesi üzerine BMGK Üyeleri birbirlerine yardım etmek için ortak olmaktadırlar.
51.MADDE: Güvenlik Konseyi dünyada barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya kadar Birleşmiş Milletler üyesine silahlı hücum durumunda üyenin bireysel ve kolektif savunma hakkını hiçbir şey azaltmaz. Üyeler bu hakkı kullanarak öz savunma için aldıkları önlemler hakkında hemen Güvenlik Konseyini haberdar etmelidirler. Alınan önlemler Konseyin yetkileri ve sorumluluğunu askıya almaz. Beyannameye uygun dünyada barışın ve güvenliğin yerinde tutulması için her zaman zorunlu sandığı eylemi alabilir.
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Dokümanda bağımsızlık sözcüğü geçmiyor ama anlaşılmaktadır. Çünkü metinde Martti Ahtisaari’nin denetimli bağımsızlık tavsiyelerine destek verilmekte ve 1999 yılının Rezolusyonu geçersiz kılınmaktadır.
Rezolusyonun 1. Noktasında BMGK BEYANNAMESİNİN VII Bölümüne dayanarak gerçekleştirileceği vurgulanmaktadır. Bununla barış ve uluslar arası güvenliğin oturtulması için önlemlerin koyulmasına ve önlemlerin alınmasına izin verilmektedir.
( Kıbrıs konusunda “VI Bölüm: Anlaşmazlıkların barış yoluyla çözümü öngörülmektedir.)
Dokumanın 2. noktasında Rezolusyonda yeniden “Yöre istikrarını kuvvetlendirmesi gereken multietnik ve demokrat Kosova” yeniden tanıtılmaktadır.
3. Noktada “Standartların gerçekleştirilmesinde ilerlemeyi kabul edeceği” ve “Avrupa partnerliğine uygun standartların sürdürülmesine çağrı yapmaktadır”.
Rezolusyon önergesinin 4. Noktasında “hiçbir çeşit şiddet, kışkırtma ve tehdidin hoş görülmemesi kararlığı belirtilmektedir” yazmaktadır.
5. Noktada Kosova özel hadise olarak öne çıkarılmakta, zikredildiği gibi, durumları kabul etmek lazım Yugoslavya’nın dağılması dâhil, doksanıncı yılların şiddet ve baskısı ve BM idare dönemi geçmekte ve bunlar “Kosova’yı özel örnek oluşturmaktadır”,olarak geçmektedir.
Rezolusyonda bağımsızlık sözü anılmamasına karşın o 6. Noktada desteklenmekte ve “Özel Elçi Martti Ahtisaari’nin Kosova nihai statüsü ile ilgili tavsiyelerini desteklemektedir.”I
7. noktada Ahtisaari paketinin IX katma bölümünde (aneksinde) tasvir edilmiş olduğu gibi uluslararası sivil idareciye yetkiler vermektedir. Ve bu çözüm önerisinde “çözüm” olarak adlandırılmaktadır.
8. Noktada polisiye ve adliyenin görev süresi AB misyonuna verilmekte, 9.Nokta ise uluslar arası askeri mevcudiyete görev süresi tanımaktadır.
10. Noktada 1244 Rezolusyonunun geçerliliğinin bitmesi tasvir edilmekte ve UNMİK
İle KFOR’UN görevinin 120 günlük sürede devam ettiği vurgulanmaktadır. Ve bu dönem geçiş dönemi olarak adlandırılmış ve dolduktan sonra yeni uluslar arası mevcudiyetin görevi üstlenmesi gerekmektedir.
11. Noktada “Bu Rezolusyonun belirleyici noktalarının Kosova’ya ait önceki Rezolusyonun belirleyici noktalarının değiştirileceği işaret edilmekte, 12.Nokta ile ise “Her tarafın bu çözüme göre görevlere uyması” öngörülmektedir.
13. Nokta “yeniden yerinden edilmişlerin ve mültecilerin acil daha fazla geri dönmelerini sağlamak” ihtiyacı vurgulanmaktadır.
Rusya da bu arada New York’taki danışmalarda Kosova’yla ilgili BM Güvenlik Konseyine kendi önerisini sundu. Ve Rusya’nın önerisinde Kosova statüsüyle ilgili kararın alınmasının çok erken olduğu geçilmekte ve Belgrat ile Priştine arasında müzakerelerin sürdürülmesinin dengeli uluslar arası mevcudiyetin katılmasıyla sürdürülmesinin kaçınılmaz olduğu ve bu müzakerelerin özellikle azınlık hakları ağırlıklı olmasını istemektedir.
13 NOKTALIK DOKUMANIN YORUMU:
Güvenlik Konseyinde Rusya’nın veto kullanması ihtimalinde ABD tek yanlı Kosova’yı kabul etmeye hazırdır. İlginçtir “egemenlik” ve “bağımsızlık” sözlerinden kaçınılmaktadır. ABD ile AB’nin hazırlamış oldukları Kosova nihai statüsünün yeni Rezolusyonunun tasarısı hazırlanmış ve BMGK üyelerine dağıtıldığı açıklanmıştır. Batının isteğine göre bu yeni Rezolusyonun Haziran’ın başlarında oylamaya çıkarılması istenmektedir. Sözü edilen tasarı da görüldüğü gibi “Kosova bağımsızlığı” da yok,”Sırbistan’ın egemenliği” de yok.”Tasarıda 13. Nokta aslında Kosova’ nihai statüsünün yeni Rezolusyonunun içeriğidir. Bununla 1244 sayılı Rezolusyon kullanımdan çıkarılmalı, yeni uluslar arası mevcudiyet esası oluşturulmalı ve Ahtisaari planı tasdik edilmelidir. Çoktan Ahtisaari planında egemenlik ne de bağımsızlığın anılmaması kararı alınmış bulunmaktadır. Bu metnin böyle ayan olmamasının sebeplerinden biri de Rusya’nın memnun edilmesiydi ama görüldüğü gibi bu konuda başarılı olunamamıştır. Yanı sıra Birleşmiş Milletlerin bir ülkenin bağımsız olup olmayacağı kararı almadığı argümanı da bunun böyle olmasını etkilemiş bu statüsün daha sonra egemen devletler tarafından kabul edilme süreci ve BMGK’ye üye olmakla tasdik edileceği bildirilmiştir.
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|