|
KOSOVADA TÜRK GÜCÜ
1. Bölüm
KOSOVA HAKKINDA GENEL BILGILER
Disisleri bakanligi Bas Danismani Prof. Dr. Ahmet DAVUTOGLU`nun ifadesiyle “Kosova Turkiyenin en batidaki siniridir”. Kosova, bunyesinde barindirdigi Turk azinlikla Balkanlardaki Turkiye demektir.
1389 yilinda Osmanli Padisahi 1. Murat (Hudavendigar)`in kazanmis oldugu 1. Kosova savasi neticesinde Osmanli topraklarina dahil edilen kosova yaklasik 500 yil Osmanli egemenliginde kalmistir.
Internetin buyuk sozlugu wikipediaya gore; Osmanlılar'ın Balkanlar'daki ilerlemeleri ve Sofya, Niş, Manastır gibi önemli yerleri ele geçirmeleri Haçlı Seferi'nin düzenlenmesine sebep olmuştu. Vezir Çandarlı Ali Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, önce Bulgarları etkisiz hale getirdi. Osmanlı Ordusu ilerlerken Kosova'da Haçlılar ile karşılaştı. Haçlı ordusu Sultan Murat Hüdavendigar'ın yeni kurdurduğu "Topçu Ocağı"nın kullandığı topun etkisi ile dağıldı. Top, tarihte Osmanlılar tarafından ilk kez bu savaşta kullanıldı.
İki tarafın da büyük kayıp verdiği bu savaş sonrasında I. Murat "Allah bana bir daha böyle zafer göstermesin" demiştir.
Savaşın sonlarına doğru Osmanlı kampına sızmayı başaran Milos Obilic adlı bir Sırp koylusu I. Murat'ı hançerleyerek öldürmüştür. Bunun da etkisiyle I. Kosova Savaşı tarihte Sırp milliyetçiliğinin ilk yeşerdiği ve bugün Sırpların çok önem verdiği bir savaştır. Ancak Sirplar halen bu savasi kazandiklarini iddia etmektedirler…
Bugun Sultan Murad`in turbesi Obilic adiyla anilan bir kasabada bulunmakta ve ozellikle Turkler tarafindan cok sik ziyaret edilen bir mekan olma ozelligini halen korumaktadir.
Kosova'nın nüfusu yaklaşık iki milyonu bulmaktadır. Bu nüfusun yaklaşık % 90'ı Müslümandır. Müslümanların da % 80'ini Arnavutlar oluşturmaktadır. Müslümanların geriye kalan kısmının büyük çoğunluğu Türk, az bir kısmı Çingene asıllıdır. Müslüman olmayanların çoğunluğu Sırp asıllıdır. Sırp asıllılar buraya genellikle sonradan yerleştirilmişlerdir. Bu itibarla kırsal alanda Sırp asıllılara pek rastlanmaz. Sırplar başkent başta olmak üzere büyük şehirlerde ikamet etmektedirler.
Nufusun en yogun oldugu yer, Kosova`nin baskenti olarak kabul edilen Pristina`da yaklasik 500 bin kisi yasamaktadir. Kosova`nin ikinci buyuk sehri Turk sehri olarak anilan Prizren`dir. Neden Turk sehri diyorum? Cunku Prizrende 2006 yili itibariyle Turk Dili resmi dil olarak kabul edilmistir. Sehirde aracinizla gezdiginiz zaman tum trafik levhalarinda ve resmi dairelerin onunde Turkce yazilmis tanitici levhalara rastlayabilirsiniz. Yine bu sehirde karsiniza cikan herhangi birisiyle Turkce konusup rahatlikla anlasabilir ve buyuk bir Turkiye hayranligina sahit olabilirsiniz. Zaten Kosovada ‘Prizrenli olmak’ demek Turkce biliyor olmak demek. Bunu Pristina da (Kosovanin baskenti) bir lokantada Ingilizce bilmeyen bir garsonla isaretlerle anlasmaya calisirken, bize yardimci olan yan masadaki Kosovalilar soylemisti. Anlasamadigimiz gorunce bize yardimci olmus ve dilimizi bildigi icin meramimizi garsona anlatmisti. Turkceyi nasil ogrendin? dedigimizde ise; gulerek, “Biz Prizrenliyiz” demislerdi.
Türkçe'nin resmi dil olarak kullanıldığı Türk belediyesi Mamuşa haricinde Kosova'da Türklerin yaşadığı Priştine, Mitroviça, Vıçıtırın, Gilan ve Prizren'de Türkçe'nin resmi dil olması mücadelesinden sonuç alamayan Kosova Demokratik Türk Partisi, uluslararası camianın yardımıyla da Kosova Meclisi tarafından Türkçe'nin sadece Prizren'de resmi dil olmasına razı olmuştur. Kosova'da Miloşeviç'in özerkliği kaldırdığı 1989 yılına kadar resmi dil Türkçe idi.
Bunu takiben 9 Mart 2007 tarihi itibariyle Kosova`nin kuzeyinde bulunan ve bolunmus Mitrovica sehrinde Turkce resmi dil olarak kabul edilmistir. Mitroviça, Prizren ve Mamuşa'dan sonra Kosova'da Türkçe'nin resmileştiği üçüncü şehir oldu. Mitroviça'yı Türklerin yaşadığı Priştine, Gilan ve Vıçıtırı'nın izlemesi bekleniyor.
Turkiye`de bircok Arnavut gocmeni oldugundan, belki cogu kimse Arnavutlarin musluman oldugunu ve Turkiyeye sempatik duygular besledigini bilir. Ama Kosova da, yani % 90`i Arnavut olan bu ulkede ciddi bir Turk azinligin oldugunu pek az kimse bilmektedir. Hatta Turkiyeden gelip Pristinada temaslarda bulunan eski sendika baskanlarindan birini, kaldigi otel odasinda ziyaret eden bir ‘Kosova`li Turk’, sayin dernek baskanindan: “Kosova`da Turk azinligida mi var?!” sozunu duyunca ne kadar sasirdigini ve hayretler icinde kaldigini gozyaslari icerisinde anlatmisti.
Her ne kadar Kosovada nufusun % 90`i musluman olsa da, maalesef Sovyetler Birliginde oldugu gibi Yugoslavyanin komunist rejim doneminde de kulturel ve ahlaki degerler muslumanlara unutturulmaya calisilmis, Osmanlidan kalma ata yadigari eserler bakimsizliktan curumeye terkedilmis ve 500 yillik bir tarih silinmiye calisilmistir.
Bununla birlikte durum diger arnavutlarla yani su anki Arnavutluk sinirlari icinde yasayanlarla karsilastirilinca, Kosova halkinin dini duygu ve dusuncelerini yasama acisindan cok sansli oldugu soylenebilir. Cunlu meshur Tito zamaninda Kosova halki rahatlikla dini hayatini yasarken Enver Hoca idaresindeki Arnavutluk da insanlar oruc tutumak icin gece sahura kalktiklarinda evin isiklarini yakamayacak kadar Islamdan yasakli bir hayati yasiyorlardi.
Evet bu topraklar yaklasik 500 yil Turklerin yani Osmanli Devletinin idaresinde kalmis, yuz yillarca Osmanlinin batidaki kalesi olmus ve batidan gelen tehlikelere karsi bir siper vazifesi gorerek Devlet-Ebed Muddet Osmanliyi savunmustur. Ahmet Turan Alkan`inda belirttigi gibi Osmanli, 1912-13 Balkan Savaslari sonucunda ne zaman Balkanlari kaybetmis, iste o zaman buyuk devlet olma vasfini da kaybetmistir. Yani Osmanliyi Buyuk Devlet yapan bir bakima Balkanlardaki toprak zenginligidir Alkana gore:
“Balkan Savaşı’ndan sadece iki sene sonra Osmanlı ordusu, 1. Cihan Harbi’ne girdi ve savaştığı her cephede dostun da düşmanın da takdirini kazanacak bir cesaretle dövüştü. İki sene zarfında küçücük Balkan devletlerinin derme-çatma birlikleri önünde dökülen bir ordunun gösterdiği performans şaşırtıcı bulundu ama asıl şaşırtıcı olan Balkan Savaşı’ndaki mağlubiyeti doğuran o anlaşılmaz zaaftır.
Osmanlı devleti, Balkanlar olmaksızın ayakta duramazdı; “devletin ciğeri söküldü” sözü, bu anatomik imkansızlığı güzel özetler. Balkanlar’ın kaybından sonra devletin yıkımı, sadece 6 seneye sığmıştır ve Balkanlar olmaksızın devletin “imparatorluk” ideolojisini sürdürmesi fiilen imkânsızdı. Türkiye’nin “millî devlet” şekline bürünmesi artık kaçınılmazdı ve Cumhuriyet’le birlikte biz, -biraz da kaçınılmaz bir gereklilik eseriyle- millî devlet modeline geçtik. Balkan Harbi, içerde milliyetçi fikirlerin uyanmasında birinci derecede âmil oldu; “millî edebiyat” böyle başladı; Türkçe’nin -devlet eliyle değil- yazar ve edebiyatçıların hamlesiyle pek güzel bir istikamette sadeleşmeye başlaması da aynı hadisenin sonuçlarındandır .
Artık Rumeli yoktu; Avrupa kıt’asında Türk varlığı yoktu. Bugün Misak-ı Millî diye son derece önemsediğimiz sınırlar da Rumeli’yi dışarda bırakır.”
Balkan ulkeleri Balkan Savaslari sonrasi bagimsizlilarini birer birer kazanmis ve 1. Dunya savasinin ardindan Yugoslavya kurulmustur. Sanal ansiklopedi vikipedi Yugoslavya`nin kurulmasiyla ilgili sureci soyle anlatir:
“İlk Yugoslavya ismi 1918 yılında kurulan Sırp, Hırvat ve Slovenler'den kurulan krallığın adının 1929 yılında Yugoslavya Krallığı olarak değiştirilmesi ile konuldu. 1941 yılında Hitler'in ordusu tarafından işgal edilene kadar "Güney Slavları'nın ülkesi" anlamına gelen bu isimle kaldı.
2. Dünya Savaşı'nın ardından 1945 yılında Demokratik Yugoslavya Federasyonu kuruldu. Ülkenin ismi 1946 yılında Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti oldu. 7 Nisan 1963'de alınan kararla ise ülkenin ismi Sosyalist Federal Yugoslavya Cumhuriyeti oldu. Bu isim 1992 yılında Federasyona bağlı 6 devletten 4'ünün ayrılmasına kadar sürdü. 1992'de Slovenya, Hırvatistan, Makedonya Cumhuriyeti ve Bosna-Hersek Yugoslavya'dan ayrıldı.”
Kominist bir rejimle idare edilen Yugoslavya, zamanin super guclerinden biri olan Sovyetler Birliginin de destegini alarak bolgenin en guclu devleti olma yolunda adim adim ilerlemistir. Ta ki lideri TITO olupte 1980 yilinda Yugoslavya icinde ic karisikliklar basgosterene kadar.
Hemen ardından 1981'de Priştine Üniversitesi'nde öğrenciler yemeklerin kötü olduğu gerekçesiyle bir gösteri düzenlediler. Gösteri kısa zamanda Kosova'ya bağımsızlık sloganlarının atıldığı bir ayaklanmaya dönüştü. Kosovalılar ayaklanmalarını 1980'ler boyunca sürdürdüler. Sırp lider Slobodan Milosevic ise, Kosova'yı kullanarak iktidara geldi. "Kosova yoksa Sırbistan da yok!" "Bir daha kimsenin sizi dövmesine izin verilmeyecek" sloganlarıyla yuruttugu seçim kampanyası sırasında Sırp halkının geniş desteğini kazandı. 1989 yılında iktidara gelince de ilk işi Kosova ve Voyvodina'yı doğrudan Belgrad'a bağlamak oldu. Kosova, Eylül 1997da referandumun ardından bağımsızlığını ilan etti, sadece Arnavutluk tanıdı. Bundan sonra Kosovalı Arnavutlar bir süre daha şiddete başvurmama politikası izlediler. Sırp baskısı şiddetliydi. Kendi eğitim ve sağlık sistemlerini kurarak Sırpların sistemini reddettiler. Hem Kosova, hem de dışardaki Arnavutlar, İbrahim Rugova hükümetine %3'lük vergi verdiler. Ancak şiddete başvurmama politikası birşey getirmedi. Dünya kan dökülmeyince bir sorun yokmuş gibi davrandı. Bunun üzerine radikal Arnavutlar Kosova Kurtuluş Ordusu UÇK'yı kurarak 1997 yılında Sırp hedeflerine saldırılar başlattılar. Sırpların Arnavut gerillalara cevabı sert oldu. Misilleme olarak Arnavut köyleri bombaladılar, sivilleri öldürdüler. Sadece 1998 Şubatındaki katliamda 80 Arnavut hayatını kaybetti. Katliamlar Batı kamuoyunda sert tepkiye yol açtı. NATO Sırpları, Kosovalıları bombardımanı durdurması, aksi halde harekat başlatacağı yolunda uyardı. Batılı ülkeler Fransa'nın Ramboillet kasabasında tarafları biraraya getirerek, hazırladıkları barış planı taslağını kabul ettirmeye çalıştılar. Taslak derhal ateşkesi, mültecilerin evlerine dönmesini, Sırp askerlerinin çekilmesini, bölgede NATO gücü konuşlandırılmasını ve üç yıl sonra Kosova'nın geleceği konusunda referanduma gidilmesini öngörüyordu. NATO Ramboillet girişiminin başarısızlığa uğraması üzerine 24 Mart 1999 tarihinde Sırp hedeflerine yönelik bombardıman başlattı. Böylelikle NATO tarihinde ilk defa bağımsız, egemen bir devlete -her ne kadar adını koymasa da- savaş açmış oldu.
NATO`nun mudahalesinin ardindan bolgeye BM Baris Gucu ve KFOR (Kosovo Force) birlikleri yerlestirilmistir. BM Baris Gucu bunyesinde siviller ve polisler gorev yapmakta olup KFOR (Kosova Gucu)`nde sadece askerler gorev yapmaktadir. Her iki guc de BM milletler catisi altinda koordineli bir sekilde gorevlerini surdurmektedirler.
Tipki daha once ayni kaderi paylasan Bosna Hersek devletinde oldugu gibi Kosova`da da bagimsizlik mucadelesi Sirp askerlerinin yaptiklari etnik soykirimlarla vahset denecek goruntulere sahne olmustur. 1980 yilinda Tito`nun olumuyle baslayan ic karisikliklar Bosna Hersek, Hirvatistan, Makedonya, ve en son 2006 yilinda Karabag`inda bagimsizligini ilan etmesiyle neticelenmistir. Bu gun bolgede BM Baris Gucunun oldugu tek ulke halen bagimsizlik mucadelesi ve diplomatik temaslari devam eden Kosovadir.
Hal-i hazirda Sirbastan Kosovayi tanimamakta ve aradaki sinirlarin varligini kabul etmediginden dolayi Kosova teknik olarak Sirbistanin bir parcasi olarak varligini surdurmektedir. Bugun Kosovadan gecerek Sirbistan sinir kapilarindan giris yapmak mumkun degildir. Sirbistana girebilmek icin Arnavutluk ya da Makedonya gibi Sirbistan tarafindan bagimsizligi taninan ulkelerden vize alinmali ya da bu ulkelerin sinirlarindan direk gecilebilmektedir.
1999 yilinda NATO`nun mudahalesiyle savas ortamindan kurtulan Kosova`nin su anki durumu maalesef pek parlak degildir.
Yugoslavya zamaninda 1000 ila 1500 Mark arasinda degisen isci ve memur ucretlerinin yerini bugunlerde 200 avro`luk ucretler almistir. Halk fakir olup issizlik sorunu da ciddi boyutlardadir. Ana caddeler, parklar, bahceler ve kafeler maalesef isi – gucu olmayan avare insanlarla doludur. Halk, elektrik, su, isinma ve cevre vergisi gibi vergiler dahil -bu hizmetler ‘sirp azinlik’ icin halen ucretsiz olarak verilmektedir- devlete odemesi gereken vergilerini odeyememektedir. Belki bunda bir zamanlar ucretsiz olarak verilen bu hizmetlerin yikilan kominist Yugoslavyadan sonra parali hale gelmesinin etkili oldugu dusunulmektedir. Hal boyle olunca devletin en buyuk ekonomik kaynagi bolgede gorev yapan BM baris gucu gorevlileri ve KFOR askerleridir. Ekonomiye (Internatioanal) uluslar arasi gorevlilerin katkisi ciddi bir canlilik kazandirmaktadir. Ornegin Kosovada bir polis memuru ayda 200 avro kazanirken, BM Baris Gucunde gorevli bir polisin sadece odedigi ev kirasi 300 ila 600 avro civarindadir.
Ayrica yemek kulturu neredeyse Turklerinkiyle ayni olan bu ulke mutfaginda, yemek icin girdiginiz herhangi bir lokantada damak tadiniza hitap eden yemeklerle karsilasmak hic de zor degildir. Ozellikle yerel lisanda COFTE ve CEBAB diye adlandirilan yemekler bizim mutfagimizin koftesinin kucuk ve buyuk versiyonlarini anlatmaktadir. Yine salatalarda kullanilan beyaz lahana ise balkanlara has bir farklilik olarak goze carpmakadir.
Butun bu anlatilanlar neticesinde Yugoslavya zamaninda mureffeh bir hayat yasayan, su anda ise yoksulluk sinirlarini zorlayan halkta Tito donemine karsi ciddi bir ozlem oldugu anlasilmaktadir. Halkin milli ve manevi degerlerle olan baglari her ne kadar kominist rejimin sultasi altinda gecen yillarla azaldi ise de ozellikle gencler arasinda son yillarda yeniden ciddi bir canlanmanin oldugu soylenmektedir. Savas yillari coktan geride kalmis olup halk tamamiyle duzenli ve baris icerisinde bir hayata alismistir. Fakat bir sirp ile bir kosovali her ne kadar gunluk hayatta (ozellikle UN bunyesinde) birarada calissalarda komsuluk iliskileri icerisinde yanyana gelmesi maalesef hala imkansiz denecek kadar zordur. Bu nedenle sirplarin yasadigi gettolar olusmus ve ayri ayri yerlesim yerleri meydana gelmistir. Cunku Kosova arnavutlarinin bu konudaki milliyetciligi halen herhangi bir provakosyona tahammul edemiyecek durumdadir.
2. Bolum
1. BM KOSOVA MİSYONU VE POLİS GÜCÜ
Birleşmiş Milletler Kosova Polis Görev Gücü (UNMIK CIVPOL), Yugoslavya’ya karşı düzenlenen NATO Harekatı’nın tamamlanması ve NATO’ya bağlı çok uluslu gücün Kosova’ya girmesinin ardından BM`in 1244 sayili karari ile 10 Haziran 1999 tarihinde göreve baslamıştır. UNMIK Polisi kuruluşundan itibaren sırasıyla Sven FREDERIKSEN, Christopher ALBERTSON, Stefan FELLER(Almanya) ve Kai VITTRUP (Danimarka) tarafından yönetilmiş olup, halen bu görev Steven CURTIS (İngiltere) tarafından yürütülmektedir.
ÜLKE ADI PERSONEL SAYISI
ABD 222
Bangladesh 29
Almanya 168
Çin 18
TÜRKİYE 141
Nijerya 16
Hindistan 72
Slovenya 15
İngiltere 68
İspanya 13
Romanya 67
Cek Cumhuriyeti 11
Bulgaristan 59
Arjantin 10
Ürdün 59
Yunanistan 10
Fransa 52
Zambia 9
Filipinler 44
Hırvatistan 9
Pakistan 40
Dogu Timor 9
Rusya Fed. 40
Polonya 8
Gana 35
Portekiz 7
İsveç 35
Litvanya 6
Ukrayna 35
İsviçre 6
İtalya 29
Kırgızistan 6
Avusturya 28
Macaristan 5
Danimarka 24
Malawi 5
Norvec 19
Finlandiya 2
Zimbabwe 18
Brazilya 2
Nepal 17
Hollanda 1
Mısır 16
Kenya 15
UNMIK Polis Gücü’ne personel gönderen Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin sayısı (44) olup, Ocak 2007 itibariyle toplam personel sayısı (1489) dur. Personelin ülkelere göre dağılımı yukaridaki tabloda verilmiştir.
Birleşmiş Milletler Kosova Misyonunda icra edilen polisliği diğer misyonlardan ayıran en büyük özellik, baslangicta polisin kanun ve nizamları uygulayıcı pozisyonda olması ve fiilen polislik yapmasıdır. Nitekim daha önceki Birleşmiş Milletler Misyonlarında polislik sadece gözlemcilik seviyesinde icra edilegelmiştir. 2005 yilindan itibaren Birimler asamali olarak Kosova polisine devredilmeye baslanmis ve diger ulke polisleri gozlemci gorevi yurutmektedir.
AGİT ve BM Polis Gücü tarafından eğitilen ve kurulan Kosova Polis Teşkilatının(KPS) personel sayısı ise yaklaşık 7.500 civarındadır.
2. KOSOVA TÜRK POLİS KONTENJANI GENEL DURUMU
Birleşmiş Milletlerin 4 Temmuz 1999 tarihinde başlattığı Kosova Misyonunda Türk Polisi ilk defa 28 Ağustos 1999 tarihinde 25 personel ile görev almıştır. Bu tarihten itibaren başarılı çalışmaları ile takdir toplayan Türk Polis kontenjanının personel sayısı zamanla arttırılmıştır. 1999 ile 2006 yılları arasında UNMIK Adli Biriminde 119, Barış Gücü Polis Biriminde ise 711 emniyet teşkilatı personelimiz görev almıştır. Halihazırda 31, 32 ve 33. grubun görev aldığı misyondaki Türk Polisinin personel sayısı 141 dir.
Kontenjanımızdaki personelin rütbelere göre dağılımı şöyledir :
3. Sınıf Emniyet Müdürü 5
4. Sınıf Emniyet Müdürü 11
Emniyet Amiri 43
Başkomiser 53
Komiser 26
Polis Memuru 3
TOPLAM 141
Misyon bölgesi 6 ana bölgeye ayrılmıştır. Polis Genel Müdürü, Genel Müdür Yardımcıları ve Genel Müdürlük Birimleri başkent Priştina’da yer almaktadır. Genel Müdürlüğün taşra teşkilatını oluşturan bölgeler Priştina, Gilan, İpek, Ferizay, Prizren ve Mitrovica’dır. Ayrıca Sınır ve Yabancılar Polisi, Pristina’daki havaalanı ve 16 sınır geçiş kapısından oluşmaktadır. Bu kapıların 6 si Sırbistan, 1i Karadag, 7 si Arnavutluk ve 2 si Makedonya sınırındadır.
Genel Müdürlük ( MHQ ) kadrosunda bulunan Türk Polisinin personel sayısı 60 olup bu sayı misyondaki etkinliğimiz açısından büyük önem arzetmektedir.
Bölgelere göre Türk Kontenjanı dağılımı:
1. PRISTINA MHQ(EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) 76
İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 23
2. PRIZREN İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 13
3. GILAN İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 2
4. MITROVICA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 11
5. IPEK İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 2
6. FERIZAY İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 14
3. KOSOVA TÜRK POLİS KONTENJANI 2006 YILI ETKİNLİKLERİ
Sırp saldırılarının ardından NATO Harekatı akabinde Kosova’da NATO ve Birleşmiş Milletler Misyonlarının kurulması, ardından bu misyonlarda Türk Askerinin ve Polisinin görev alması, Kosova Meydan Muharebesinin yapıldığı 14.yy.dan günümüze kadar gelen Balkanlardaki Türk Kimliği ve kültürel mirasının varlığının yaşatılması açısından oldukca büyük bir önem ve anlam taşımaktadır.
Kosovada Uluslararasi Polis Teşkilatı içinde görev alan Türk Polisi, Birleşmiş Milletlerin kendisine yüklediği görevlerin yanısıra, yukarıda vurgulanan sorumluluğunun bilincinde olarak Kosova halkının tümüne yönelik olarak özverili ve yardım amaçlı çalışmalarda bulunmuş, bu bölgedeki Türk azınlığın kendi kültürünü, dilini, örf ve ananelerini yasayabilmesi, gelecek nesillere aktarabilmesi ve Türkiye ile irtibatlarının desteklenmesi adına gereken azami desteği sağlamaya gayret etmiştir.
Halen 31, 32 ve 33. dönem Turk Polis Kontenjanlarının görev yapmakta olduğu 2006-2007 yıllarında, Türk Polis Gücü olarak Kosova’da yaşayan halklarla geçmişten gelen bağlarımızın güçlendirilmesi, kültürel mirasımızın korunması, yaşatılması ve Türk azınlığa destek olunması amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler aşağıda özetlenmiştir:
KIRTASİYE YARDIMLARI
Okul Yardim Paketleri
Okul Çantasi Kalem(6 adet)
Defter (8 adet) Kalemlik
Resim Defteri Kalem Traş
Kuru Boya Silgi
Sulu Boya Oyun Hamuru
Pastel Kaplık
Geometri Arac
Gerecleri
Kosova’nın en onemli problemlerinin başında eğitim sorunu gelmektedir. Bu noktadan hareketle, eğitim-öğretime başlayan ihtiyaç sahibi fakir okul çocuklarının bazı ihtiyaçlarının giderilmesi için bir yardım kampanyası yapılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede nelerin yapılabileceği düşünülmüş ve Kosovada bulunan firmalarla görüşülmüştür. Bu görüşmeler sonucunda 370 adet okul çantası aşağıda listesi bulunan kırtasiye malzemeleri görev yapan polisimizin kendi maaşlarından karşılanarak satın alınmıştır.
Eğitim Öğretim yılı başlangıcında böyle bir faaliyetin planlandığı Kosova Eğitim Bakanlığına bildirilmiştir. Bu yardımlar Kosova Milli eğitimden sorumlu yetkililerle görüşülerek değişik okullarda daha önceden tespit edilen fakir çocuklara dağıtılmıştır.
YİYECEK YARDIMLARI (ramazam ve kurban bayramlari)
Ramazan ayı münasebetiyle Kosova’nın büyük marketlerinden birisi ile görüşülüp temel ihtiyaç maddelerini içeren ramazan paketi hazırlatılmış olup ihtiyaç sahiplerinin belirlenmesi ve yardım paketlerinin dağıtımı hususunda Kosovada bu konuda yetkili olan Diyanet İsleri Başkanı ile görüşülerek gerekli koordine sağlanmıştır.
Kosovada Ramazan ayında fakir halka yemek dağıtımı yapabilmek amacıyla araştırmalar yapılmış ve bu araştırmalar neticesinde, ülkemizde olduğu gibi çadır kurulması suretiyle yemek dağıtımı yapılmadığı fakat 2005 yılında olduğu gibi bir restoranda fakir halka iftar yemeği verilebileceği tespit edilmiş ve ayarlanan yerde halka bir hafta boyunca iftar yemeği verilmiştir.
Lokanta duvar ve camlarına yemek faaliyetini organize eden kuruluşların amblemleri ile birlikte Türk Bayrağı ve Türk Polis amblemleri asılmıştır. Her gün iftar saatinde 3-4 personelin resmi elbiseli olarak lokantada hazır olması sağlanmış, yemek yemeye gelen vatandaşlarla sohbet edilerek halk ile kaynaşma olmuştur. Bu faaliyet vatandaş tarafindan olumlu karşılanmış ülkemizin ve Türk Polisinin imajina olumlu katkı sağlamıştır
Tespit edilen fakir halkın yaşadığı bölgelere toplam 250 adet yardım paketi personelimiz tarafından götürülerek ihtiyaç sahiplerine tek tek ulaştırılmıştır.
Ayrıca kurban bayramı munasebetiyle kontenjan mensuplarınca kesilen kurban etleri çeşitli bölgelerde fakir halka dağıtılarak Kosova halkiyla bayramlaşılmış ve çeşitli hediyeler dağıtılmıştır. Bu yardimda toplam 150 aileye et yardimi yapilmistir.
KİMSESİZ ÇOCUKLAR YURDUNU VE YAŞLILAR YURDUNU ZİYARET
Ramazan bayramı dolayısıyla Kosovalı kimsesiz çocukların kaldığı çocuk yuvası ile yaşlılar yurdunun ziyaret edilmesi kararı alınmış ve bu konuda yetkili makamlarla görüşülerek gerekli izinler alınmıştır. Ziyaret kalabalık bir grupla yapılmış ve ziyaret edilenlere değişik hediyeler sunulmuştur. Ayrıca bu kurumlarla görüşülerek ihtiyacları tespit edilmiş ve acil ihtiyaçları kontenjanımız personeli tarafından karşılanmıştır.
MASA TAKVİMİ VE DUVAR SAATİ DAĞITIMI
Ülkemizin ve kontenjanımızın tanıtımı, Kosovada görev yapan diğer ülkelerin polisleri ile ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve dostlukların artırılması amacıyla Türk kontenjanını hatırlatıcı, yıl boyunca yapılan faaliyetlerin resimlerinin yeraldığı 2007 yılına ait 1100 adet masa takvimi ile 750 adet duvar saati hazırlatılmış, personelimiz ile diğer ülke polislerine ve Kosova`nın önde gelen kişi ve kuruluşlarına hediye edilmiştir.
Söz konusu etkinlikler, Turk Polisinin kendi özverili çalışmaları sonucu gercekleştirilmiş olup, büyük bir çoğunluğu personelin kişisel katkılarıyla karşılanmıştır.
Yapılan yardımlar Kosova kamuoyunda büyük destek görmüştür. Yardım faaliyetleri yerel basın yayın organları tarafından takip edilmiş TV ve Kosova’da ki bir kısım gazetelerde yayınlanmıştır. Ayrıca UNMIK Polis Bülteninde de bu konuda haberler çıkmıştır.
GİYECEK VE OYUNCAK YARDIMI
Türk Polis gücünün Kosova’da belirli aralıklarla yaptığı faaliyetler Kızılay tarafından dikkate alınarak Kosova’da yapmak istedikleri yardımı kontenjan aracılığı ile yapmanın daha düzenli olacağı düşünülmüş ve kontenjana Kosovalılara dağıtılmak üzere 160 adet kazak ve 650 Euro gönderilmiştir. Gönderilen parayla çocuklar için oyuncak ve giysiler alınmış ve Kosovalı yetkililerce tespit edilen fakir çocuklara dağıtılmıştır.
3.Bolum
SONUC VE DEGERLENDIRME
Halkin Turk Kontenjanina olan sempatisini anlamak icin Kosovanin herhangi bir caddesinde uniformali bir Turk Polisiyle dolasmak yeterlidir. Zira yolda yururken yerel halktan mutlaka bir kac kisi Turkce selam vermekte ve guler yuzlu bir sekilde sevgilerini sergilemektedirler. Osmanli Devletinin ardindan gecen yaklasik 90 yillik ayriliga ragmen ulkede halen ciddi bir Turkce konusan veya anlayan azinliga ulkenin hemen her yerinde ve her kademesinde rastlamak mumkundur. Turkce konusarak carsida pazarda yada degisik marketlerde her turlu ihtiyacinizi karsilayabilir, Turkce bilen birileri sayesinde mutlaka meraminizi anlatabilirsiniz. Ayni gercekleri ifade eden Prof. Dr. Ilber Ortayli atv`de yayinlanan bir programda sunlari soylemistir: “Dunyanin hangi ulkesine giderse gitsin Turk oldugunu soyledikten sonra hicbir yabanci dile ihtiyac duymadan derdini anlatabilecek ve bu konuda her turlu yardima ulasabilecek bir kac milletten biri Turklerdir. Cunku Turkler tarihin hicbir doneminde bir baska ulkenin halkina, -topraklarini fethetmis olmasina ragmen- zulm etmemis tek millettir. Dunyanin bircok ulkesini gezmis birisi olarak ve tecrubelerime dayanarak soyluyorum bu sozleri.”
Türk azınlığa mensup Kosova halkı, Türk Polisinin Kosova’da görev alması nedeniyle toplum içinde kendilerini daha rahat ifade eder hale geldiklerini ve bu sayede ellerinin güçlendiğini ifade etmektedirler. Ayrıca, yapılan etkinliklerin, ulusumuzun yardımseverliğinin ve Kosova halkının her zaman yanında olunduğunun en büyük göstergeleri olarak algılandığını belirtmişlerdir.
Söz konusu etkinlikler, Turk Polisinin kendi özverili çalışmaları sonucu gercekleştirilmiş olup, büyük bir çoğunluğu personelin kişisel katkılarıyla karşılanmıştır. Şimdiye kadar yapılan faaliyetler personelden gönüllülük esasına göre toplanan paralarla yapılmakta iken 2006 Aralık ayı itibari ile Dışilişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından misyonlara bütçe ayrılmis ve bu tip faaliyetlerde kullanılmak üzere para gönderilmiştir. Devletimiz tarafından bu tip faaliyetlerin desteklenmesi ayrıca yapılan faaliyetlerin artmasi ve daha fazla kişiye yardım sağlanması imkanını artıracaktır.
KAYNAKLAR:
1. Birlesmis Milletler Turk Polis Gucu Brifingi 16.01.2007
2. CNNTURK Egrisi Dogrusu Programi
3. http://tr.wikipedia.org/wiki/I._Kosova_Savasi
4. www.trt.net.tr Kosova Dramı Ahmet Varol Vahdet Dergisi
5. http://www.internetajans.com/
6. Rohan IBRAHIM ile Sohbet. 20.11.2006
7. Sadik TOPALLI ile Sohbet. 13.02.2007
8. http://www.aksiyon.com.tr Ahmet Turan ALKAN
9. http://tr.wikipedia.org/wiki/Yugoslavya
10. http://www.prizrenliler.org/ www.trt.net.tr
11. http://www.unmikonline.org/
12. http://www.haberler.com/
13. Atv TEK`E TEK Programi 12.05.2006
Sadettin KOCAK
BASKOMISER (CHIEF INSPECTOR)
UNMIK
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|