Kosova’nın çok önemli daha bir can alıcı konusu Kosovalı Sırplardır. Onlara Kosova’da yaraşır hayat sunmak, onların kültür, dini ve etnik geçmişlerini korumalarını sağlamak zaten Ahtisaari planında geniş olarak kapsanmıştır. Kosovalı Sırplar İbre nehri güneyindekiler çok etnikli yaşamayı mutlak kabul etmelidirler. Zaten bu konuda pek direndiklerini de görmek mümkün değil. Kuzey Kosova’da yaşayan Sırpların konumunu belirlemek daha zor oluyor. Onların 1999 yılından bu yana bir reel özerklikleri vardır. Sırbistan’a bağlı kurum ve kuruluşları yerinde çalışmaktadır. Kosova’da kalmaları teşviki olarak çalışanlarından yüz kusur binlik ahaliden 35.000 kişi Sırbistan bütçesinden maaş almaktadır. Kuzey Kosova Sırpları Kosova çerçevesinde yaşamaya kanarsa, ya da bu dayatmayla gerçekleşirse Kosovalı Arnavutların ve uluslar arası topluluğun başarısı olacaktır. Çünkü bulundukları pozisyonu istifade ederek Kuzey Kosovalı Sırplar şartları dikte etmek, Kosova’yı ya Sırbistan çerçevesinde tutmak ya da bölmek istemektedirler.
Kuzey Kosova’da yaşayan Sırplar geçici kurum ve kuruluşları tanımak söz konusu bile değil Kosova’ya kullandıkları elektrik faturalarını bile ödememektedirler. Sırp çoğunluklu ortamlarda yaşayan Sırplar UNMİK resmilerinin ifadelerine göre, Kosova elektro enerji kurumuna 87 milyon Euro borçluydu bugün bu borç daha da yüklü olmuştur. Genelde Kosova’da ailelerde elektrik harcamaları %35 ila %40 oranında ödenmektedir. Bazı vatandaşların ödeme güçleri yok ta ondan. Ama Sırp ortamlarında bu ödeme gücüne göre değil elektrik ödemesi sıfırdır. Elektrik faturaları ödenirse, ‘Kosova kurumları tanınmış olacak bahanesi’ var. Bundan Kosova’da elektrik kesintileri yıllarca sürmekte ve tek çıkar yol olarak aileler ve var olan işletmeler jeneratör kullanarak elektrik kesintilerinin getirdiği zorlukları aşmak çabasında bulunmaktadırlar.
Kosova’nın bölünmesi tehlikesinin olduğunu hala başbakan görevinde bulunan Agim Çeku’nun bir ifadesi de doğruladı. Çeku,”Kosova’nın bölünmesi girişimi Arnavutların yaşadıkları dört devlette sorunlar yaratabilir. Kosova parçalanırsa Arnavutlar Arnavutlukla birleşmek isteyeceklerdir’ en yeni beyanında dediğini anlatmıştık. Devamında Çeku Kosova’nın bağımsızlık için hazır durumda olduğunu vurgularken, onun hükümetinin Kuzey Mitrovitsa’da yönetimi elinde tutmadığını da itiraf etmiştir. Kosova toplumu ile Kosova’nın bu bölümünün bütünleşmesi başarısızlığından üzüntü duyduğunu da vurgulamıştır. Bunun da Kuzey’in Kosova’dan ayrılması gereği anlamını taşımadığını da bildirmiştir.
Herkesin bildiği konuyu hissettiği ama resmi olarak Sırbistan siyasetçilerinin dile almadığı Kosova’nın bölünmesi konusunu 30.12.2007 tarihinde UNMİK Şefi Joachim Rüecker de dile aldı ve ‘Kuzey Kosova Kosova’nın ayrılmaz parçasıdır ve UNMİK ile KFOR’UN ayrılmasına izin vermeyeceğini’ beyan etmiştir. Çünkü Temas Grubunun ilkelerini BM Güvenlik Konseyi desteklemiş ve ayan olarak Kosova’nın bölünmesine izin verilmeyeceğini vurgulamıştır diye açıklamıştır. UNMİK VE KFOR kendilerine verilen göreve dayanarak bölünmeye gelinmemesi görevini üstlenmiştir. Bundan başka Kosova’da yaşayan çoğunluk Arnavut nüfus ve onun liderleri Sırp topluluğuna el uzatma görevini üstlenirse, Kosova’nın bütünlüğü korunabilir de demiştir. Rüecker açıklamasının devamında ‘Sırplara Kosova toplumunun eşit haklı parçası olduğunu, şimdi olduğu gibi gelecekte de onların çıkarlarının tam olarak yerine getirileceğini göstermek gerekir’ demiştir. Sırplar böyle bir Kosova toplumunun parçası olmak istememektedirler. Kosovalı Sırplar Arnavutların Sırbistan’la beraber yaşamak istemedikleri gibi kendilerinin de Arnavutlarla yaşamak istemediklerini vurguluyorlar ve bunun onların hakkı olduğuna inandıklarını açıklamaktadırlar. Kosova filli olarak Sırbistan’dan ayrı olduğuna göre o zaman Kuzey Kosova’da filli olarak Kosova’nın öteki parçasından bağımsızdır diyorlar. Kosova filli olarak bağımsız olunca Kuzey Kosova’da o zaman filli olarak bağımsız olacaktır diyorlar. Bu isteklerini ileri sürerken UMNİK Şefi Rüecker’ e ‘Sırpları Kosova kurumlarının çalışmalarına katılmalarını sağlamak için şiddet kullanmak mı düşünüyorsunuz?’ diye sormaktadırlar. Bu konumda bazı Kosovalı Sırp gruplar Kosova’nın bölünmesine reel şansın olduğuna inanmaktadırlar. KOSOVALI SIRPLARIN İKİ KANADI OLİVER VE MİLAN İVANOVİÇLER JOACHİM RÜECKER’E NE CEVAP VERİYOLAR? 5.01.2008 tarihinde eski tas eski hamam, Rüecker’i takmıyor Milan İvanoviç: Bu iki Kosovalı siyasetçi Sırp lider İvanoviçler Kuzey Kosova’da yaşamaktadır. Aralarında büyük fark var. Milan gelişme engelli radikal, lâfazan, siyasi vizyonsuz nitelenmektedir. Kosova’da düzenlenen seçimlere hiçbir zaman katılmamış. Yani seçmeninden 10 oy bile kazanmamış. Milan İvanoviç Kosovalı Sırplara Miloşeviç rejiminin kalıntısı olarak dayatılmış bir kişi olmakla çok hızlı olarak büyük milliyetçilik hikâyesini benimseyerek yolsuzluklara kapılmış biri olarak gösterilmektedir. Sırbistan başbakanı Vojislav Koştunica tarafından Milan İvanoviç ve aynı tip Marko Jakşiç desteklenmektedir.
Milan İvanoviç, Kuzeydeki Sırplara müracaat ederek lafazan tavırla (sadece Kuzey Kosova’yı kastederek) herkesin kendi yerinde kalması siyasetini yaymakta ve Kuzeydeki Sırpların kendi yerlerinde Sırbistan içerisinde öteki Kosovalı Sırpların da bağımsız Kosova içerisinde olacağını söylemektedir. Milan İvanoviç ve Marko Jakşiç’e Kuzey Mitrovitsa ve Trepça maden ocağı önemli, öteki yerlerde yaşayan Sırplar önemli değildir. Milan İvanoviç’in bu tavrını öteki Sırplar kabul etmemekte çünkü İpek Patrikhanesi, Visoki Deçani manastırı ve Graçanica manastırı gibi çok önemli kiliselerin dışarıda kalmasını kabul ettiğinden onu Hıristiyanlığı men etmiş saymaktadırlar. Kosovalı Sırpların çoğu Milan İvanoviç’in beklentisi olan müzakerelerin devam etmeyeceğini biliyorlar. Sırbistan devletinin Kosova’ya dönüşünü hala hayal görmektedirler ve bunun 1244 sayılı BMGK kararı ile de olanaksız olduğunu görüyorlar. Olası olsa çoktan bu gerçekleşirdi diyorlar. Kosova’da hiçbir Sırp askeri ve polisi yok çünkü. BMGK’ DE Rusya’nın altı vetosundan sonra (oylama yapılmamasına karşın) ve son müzakerelerden sonra durum değişmiş değil. Mitrovitsa’da Sırp Hükümetinin açtığı Sırbistan hükümeti ofisi UNMİK tarafından illegal ilan edilmiş durumdadır. Kendi kendilerini tecride sokmakla Kosovalı Sırpların çok şeyler kaybedecekleri ve birçoklarının Kosova’dan gidecekleri iddia edilmektedir.
Kosovalı Sırplar arasından siyasetçi olarak Oliver İvanoviç ise mevcut batılı kurumlardan ve Arnavut kurumlarından yana çağdaş reel ve siyasi vizyonlu bir politikacı olarak kabul edilmektedir. Oliver İvanoviç, dile almamasına karşın Bağımsız Kosova’nın herkes için en iyi olacağını kabul etmiş bir siyasetçi olarak görülmektedir. Oliver İvanoviç,’ Böyle tüm dünyayı bize karşı döndürmüş olursak o zaman şanslarımız çok azdır. Başkanlık seçimlerinde Tomislav Nikoliç kazanırsa o zaman hiç şansımız kalmaz, çünkü dünya Sırbistan değişmiyor’ ve ‘bu Miloşeviç’in Sırbistan’ı ile bir an önce işleri koparalım der, Kosova konusunu hallederler’ diyor. Hatta bazı Sırplar ‘Kuzeydeki Sırplar ayrılmak isterlerse o zaman onlar çok bencil’ diyorlar ‘Çünkü tüm öteki yerlerde yaşayan tüm Sırplar ve kiliseler Arnavutlara kalacaktır’ diyorlar. Kosovalı Sırplar şu anda yaşadıkları yerlere göre ve bağlandıkları politikalara göre düşünmeye devam etmektedirler. Sırbistan’dan gelen sesleri ve talimatlar üzerine hareket etmektedirler. Kosova nihai statüsü doğrudan Kosovalı Sırpları ilgilendirmesine karşın görüldüğü gibi onlar bu sürece bağlı değiller. Kosovalı Sırplar uzaktan olup bitenleri izlemekle yetinmektedirler ve Belgrat’tan gelecek talimatları beklemektedirler. Sırbistan devleti adına konuşan Duşan Prorokoviç ‘Sırbistan Devleti Kosova’da yerel organları kuracaktır’ diyor. Demek oluyor ki birkaç kez Sırbistan’ın çiğnediği 1244 sayılı BM rezolusyonunu yine çiğneyeceğinin haberini vermektedir. Sırbistan devleti bu rezolusyonu çiğnerse o zaman bu rezolusyondan çıkan haklarını arama hakkını da kaybedeceği uyarısı yapılmaktadır. Kosovalı Arnavutların zorla Sırpları bağımsız Kosova’yı kabul etmelerine zorlamayacaktır ama Kosovalı Sırpların öyle bağımsız bir Kosova’da kurumlar dışında nasıl yaşayacakları sorun olacaktır. Mesela hangi kimlikleri ve arabalarındaki tabloları kullanacaklar soru işareti oluyor. Kosovalı Sırpların şimdiki nesillerinin on yıllarca kendi kendilerini tecrit etmeye kanar mı sorusu da gelmektedir. Arnavutlar tarafından böyle bir karara çok sert karşı gelinmeyeceği tahmin edilmekte ama Kosova’da hiçbir paralel asker ve polis kuvvetlerini kabul etmeyecekleri bilinmektedir. Bu durumda Kosovalı Sırpların gençleri Kosova’da yaşayamayacaklar ve Sırbistan’da kendilerine gelecek aramaya yöneleceklerdir. Bu Belgrat’tan gelen yıkıcı siyasetin neticesi olacaktır. Çocuklarının arkasından velilerin de gidecekleri beklenen bir olgu olacaktır. Bu duruşuyla Sırbistan Kosova’nın Sırpsız kalmasına büyük katkısı olabilir.
2008 Mayısında Sırbistan’da yerel ve eyalet seçimlerinin yapılması kararını Sırbistan Meclisi Başkanı Oliver Duliç DS (Hırvat asıllı ) 29.12.2007 tarihinde yılbaşı önünde ilan etti ve 11 Mayıs 2008 tarihi olarak açıkladı. Sırbistan’da Başkanlık seçimlerini daha sonradan ele alacağız çünkü yerel ve eyalet seçimleri ele almakta olduğumuz konuya uygun gelmektedir. Oliver Duliç açıklamasında, teritoriyel otonomi için milletvekilleri ve kentlerin meclislerinde ve belediyelerde mebusların seçimini gerçekleştirmekle Sırbistan Anayasasına uygun devlet organlarının kurulması süreci tamamlanmış olacaktır diyor. Bilindiği gibi Sırbistan Meclisine milletvekillerinin seçilmesiyle seçim 2007’de başlamıştı, Hükümetin ve Anayasa mahkemesi hâkimlerinin seçilmesiyle sürdürülmüştü diye açıkladı. Sırbistan Bölgesel Örgütlenme Kanunu ile Sırbistan’da 24 şehrin Belgrat dâhil olmakla, iki otonom eyalet ve 150 belediyenin olduğu belirlenmiştir. Kosova eyaleti ve şehirlerinin de dâhil olduğu bu yerleşim yerlerine ve Belgrat’a belediye polisinin dâhil edilmesi de belirlenmiştir.
En son Sırbistan Meclisi toplantısında, LDP’nin sunduğu “Belediye başkanlarını şimdiye dek olduğu gibi vatandaşların doğrudan seçimle seçmesi mebusların belediye başkanını seçmemesi” ve Preşova Vadisi Arnavutlarının Sırp meclisinde tek temsilcisi milletvekili Rıza Halimi’nin “Azınlıkların yaşadıkları belediyelerde yerel meclislerin yerel polis şeflerinin seçimine onay vermesi” önerisi de desteklenmemiştir, reddedilmiştir.
Bununla ilgili konumuz Sırbistan’ın Belgrat’ın parçası olarak gördüğü Kosova’da yerel ve eyalet organlarını seçme olanakları oluyor. Çünkü Sırbistan Hükümetinin Kosova sorumlusu Duşan Prorokoviç, ‘Kosova’nın tek yanlı bağımsızlık ilan etmesi ihtimalinde Belgrat’ın ilkin belediye konseylerini oluşturacağını ardından da Kosova’da seçimleri ilan edeceği duyurusu ne kadar olasıdır? Sorusuna cevap bizi ilgilendirmektedir. Çünkü Belgrat tek yanlı bağımsız Kosova’nın ilan edilmesi ihtimali için hazırlanmaktadır. Sırbistan parlamentosunda böyle bir ilanın geçersiz ve gayri meşru ilan edileceği kararının kabul edilmesinden sonra, Sırbistan Hükümeti Kosova ve Metohiya Devlet Sekreteri Duşan Prorokoviç’in sözlerine göre Belgrat’ın Kosova’da belediye konseylerini oluşturmak ve Kosova’da seçimleri ilan etme planının olduğu açıklandı. Sırbistan planladığı bu adımla Sırpların yaşadığı yerlerde yedi yıldan beri çalışan hayat ve düzeni örgütlemeyi sürdürmek istemektedir. Bunu Sırp ortamlarında gerçekleştirmek ne kadar olasıdır? 1244 sayılı BM rezolusyonu yerinde BM’de geçersiz ilan edilmeden Kosova’da kurumlar meşru olarak buna göre çalışabilmektedir. Bu çerçevede seçimler ilan edilebilir ve bu kuzeyde olasıdır ama bunu bazı Arnavut liderleri ile istişare yapıldıktan sonra yapılabilir olması ibaresi de izlemektedir. İbre güneyindeki belediyelerde ise bu olası değildir. Kosova’da seçimleri örgütlemesi halinde Belgrat birkaç ciddi sorunla karşılaşacaktır. Bunlardan biri uluslar arası topluluk tarafından Belgrat’ın kooperatif olmadığı tezini doğrulaması olacak,1244 sayılı rezolusyonun pratikte uygulanması için çalışmadığı ve Kosova’nın bölünmesi için kurumları hazırladığını doğrulamış olacaktır. İkinci sorun siyasi güvenlik sorunu olacaktır. Bu hamle Belgrat’ın ve Kosovalı Sırpların Priştine yönetimini kabul etmedikleri işareti olacaktır. Belgrat’ın bu istemini Kosovalı Sırpların bir bölümü kabul etmiş olacak ötekileri ise yavaşça Kosova’yı terk etmeye başlamış olacağı hesaplanmaktadır. Bu aynı zamanda çatışmaların başladığı işareti olabilir ve bu ilkin Sırpların çoğunluğu oluşturmadıkları belediyelerde Arnavutlarla, ondan sonra da uluslar arası mevcudiyetle başlamış olur.
Aslında Kosovalı Sırplar Sırbistan Meclisinin Kosova’ya ait rezolusyonunun uluslar arası topluluğa hiçbir etkisi olmadığını ve bundan ötürü de Kosova statüsünün çözümü sürecini de etkilemeyeceğini biliyorlar. Zaten ‘Sırbistan Kosova’nın alınyazısını etkileyemez onun anayasal dokümanları da bizim için geçersizdir’ diye diyor Kosova Başkanı Fatmir Sejdiu. Rusya’yı arkasına alan Belgrat bu konuda pes etmiyor, günümüzde Batı'yı caydırmak için Kosova tedbir paketi hazırladı. Sırbistan’ın SRS, SPS, DSS-NS partileri halk adına konuştuklarını söylüyorlar. Koştunica “Devlet benim” diyerek Sırbistan halkının %70’nin AB’ye girmek istiyoruz demesine karşın aksi tavırlar alıyor. Sırbistan’ın sorunu budur. Sırbistan bu sözde vatanseverlerden kurtulabilecek mi?
Tüm bu anlattıklarımızla görülüyor ki Sırbistan Avrupa’ya ve dünyaya yeni bir çağdaş fotoğraf göndermiyor. Avrupa’nın Sırbistan’dan Slobodan Miloşleviç’e teşekkür ederek almaya alıştığı fotoğraf yollanmaktadır. Avrupa ve ABD bu bildiği siyasetle hala karşılaşmaktadır. Sırbistan’da bazı yeni demokratların yönetime geldikleri umuduna Avrupalılar kapıldıklarında Sırbistan’da bazı demokratik opsiyonların seçimleri kazandığına inandıklarında, bu demokratik opsiyonlar onların geçmiş zamanlarda dinlemeye alıştıkları dille konuşmaya başlamaktadırlar.
Sırbistan’da Avrupa karşıtı tavırların öne çıkması tehlikesi olduğu görülmektedir. Bu kuvvetler söylemlerde ciddi varlığını göstermeye devam etmektedir. Onlar Sırbistan’da yenerse, kendi başlarına yönetime geçerse o zaman Sırbistan kendi derisini çok daha ucuza satmış olacaktır. Sırbistan’da siyasi ve ekonomi değerler de çok düşmüş olacaktır. Şu anda hala Sırbistan, buna Kosova ve AB üyeliği konusunu da katarak her konu üzerine konuşmalara katılabilmektedir. Ama bu haklarını da kaybetmelerini Avrupa karşıtı opsiyonların başa geçmesi sağlayacaktır.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|