|
ayrılığı sevmem
yüzümden gülüşümü çalan ayrılık
beni özlem ateşine atan ayrılık
ey kentim ,güzel kentim Prizren
senin
duvar çatlaklarında beyaz gül kokuları vardı
dar dar sokaklarında potoklar akardı
yayla çayırlarında koşa koşa
oyun oyun
çocuklar oynardı
parklarında kumrular gugu gugu öterdi
oralarda gençler aşıklar gezerdi
…
bir zaman ey dostum
gurbette bir kahvede karşılaşırsak
anlaracağım sana
duvar çatlaklarındaki beyaz gül kokularını
çiçekten güzel Prizren'imin kızlarını
anlatacağım maraş boyunda
kocaman çınar ağacını
yanında
topoklu çeşmesinden akan
Prizren'imin soğuk sularını
anlatacağım sana ey dostum
evimin bahçesinde açan kırmızı gülleri
zaman,zaman oralarda bülbüller de öterdi
bilmem,avluda belki hala durur
kocaman erik gövdesi
…
ey dostum
bir gün,gurbette bir kahvede karşılaşırsak
sana bir kahve ikram edeceğim
ayrılık gibi acı bir kahve
bense ateş sıcak şarabı
çatlak bir kadehten yudumlıyacağım
bülbülderesini hatırlarken
…
bu gün ben gurbette
kahvede yapayalınız bir kahve içiyorum
şarap dolu bir kırık kadeh de masamda
dağ başını sarmış duman gibi
serinlik içimde
doğduğum yer Prizren
gözlerimin önünde
fikri şişko
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|