Bayramlar hemen her millette görülen ve toplumun her ferdi tarafından benimsenen ortak adetlerdendir. İslamiyet’i kabul etmiş olan ilk konar-göçer Türk toplulukları bayram gibi birçok adetlerini devam ettirmişler, bunları büyük bir coşkuyla kutlaya gelmişlerdir. Bu bayramların içinde hiç şüphesiz kışın soğuğundan, zorluğundan kurtulup, baharın yeşilliğini ve canlılığa geçişini simgeleyen bahar bayramları oldukça önemli yer tutar. Tarihin en eski dönemlerine kadar inildiğinde, Türk topluluklarında bahar bayramları ile ilgili geleneklerin oldukça çeşitli ve yaygın olduğu görülmektedir. Doğu Türkistan'dan Balkanlar'a kadar Türk toplulukları tarafından binlerce yıldır kutlanan ve halen kutlanmakta olan Nevruz da bu geleneklerden biridir.
Nevruz, Prizren halkı arasında coşkulu ve görkemli törenlerle, tekkelerde ise topluca kutlanılan büyük bir Bahar bayramıdır.
Aslında Prizren halkı Nevruzu büyük bir Bahar Bayramı olarak bildiği için çok eskiden beri kutlamaktadır. Prizren tekkelerinde Nevruz kutlamaları daha renkli olur ve topluca icra edilir. Tarikat mensupları Nevruzu Hazreti Muhammet’in amcası oğlu ve damadı Hz. Ali’nin doğum gününe bağlayıp kutlarlar. Nevruz şerefine ayinler yapılır, Mevlit-i Şerif, ilâhîler ve kasideler okunur. Bazı tekkelerde dervişler (başta Şeyhleri olmak üzere) şişten, kılıçtan geçme eylemlerini düzenlerler.
Bu yıl da Prizren’de Nevruz bahar bayramı evlerde ve tekkelerde büyük şenlik ve coşkuyla kutlandı. Herkesin beklediği bu bahar bayramın kutlanması,gelenek halini almış olan Şeyh Hadri yönetimi altında çalışan Rufai tarikatı tekkesinde en görkemli bir şekilde gerçekleşti. Bu tekkede,Mevlid-i şerif, ilahi ve kasidelerin okunmasından sonra, bu tarikatta musiki ile cezbeye girme, vecde haline geçme eylemi oldu. Şeyhin zille veya el ile ayakta verdiği tempo ve ritim içinde “Hu” deyip halkaya giren, dönen, dans eden dervişlerin cezbeye girmeleri ve vecde haline dönmeleri sırasında şişten ve kılıçtan geçme eylemi başladı Şeyh, verdiği işaretiyle dervişlerden birini yanına çağırıp elinde tuttuğu şişi tükürmeğiyle ıslattıktan sonra dervişin bir yanağından ötekisine geçirme eylemini gerçekleştirdi. Derviş, hiç acı çekmeden, şişi yanağında tutarak arkadaşları yanına döndü ve onlarla birlikte dansa devam etti.
Evlerde de Nevruz kutlamaları sevinç ve mutluluk içinde geçti. Evler birkaç gün önce temizlenerek özel yemekler pişirildi. İnsanlar Nevruzu kutlamak için birbirini ziyarete gittiler.
Bu yıl havalar soğuk ve yağışlı olduğu için insanlar mesire yerlerine gidemediler Öylerki Nevruzu evlerinde kutlamak zorunda kaldılar.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|