YOKOLAN OSMANLI İZLERİ
Kent havuzu dibindeydi değirmen
Su gelirdi Kukli Bey deresinden
Yerle bir olan kaybolmuş eserin
Anılmaz adı sanı hiç kimseden
Emin Paşa Camiinin önünde
Dönerdi çarklar eski değirmende
Akan derenin suyu kesilince
Eserin adı geçer metinlerde
Kale altında değirmen işlerdi
Suyu Maraş deresinden gelirdi
Bugün kahveye dönüşen binada
Hovardalar şarkı türkü söylerdi
Hasan Beyin değirmeni güzeldi
Suyu Suzi deresinden gelirdi
Buğday mısır öğüten değirmenci
Hiç şaşırmaz sırasını bilirdi
Eski Türk Kışlası kalıntıları
Yerle bir olmuştur yası surları
Tütün fabrikasının arkasında
Saklanırdı bütün ordu sırları
Bir anıtı tarih boyunca anmak
Bir şey üzerine yazılar yazmak
Bunları nerde görürsek bilelim
Kitabedir diye gerekir saymak
Mahallede bindim binek taşına
Yuları vurdum eşeğin başına
Hayvanın üstünde şarkı söyledim
Bakmayarak kimseciğin yaşına
Tarih Hacı Bektaşı için yazdı
Dinde sanatta yenilikler yaptı
Güzel Prizren’de bile zamanında
Tarikatının bir tekkesi vardı
Çalışırdı güzel tekke Prizren’de
Şeyh Yusuf adıyla gezer dillerde
Rufai tarikatı dervişleri
Yapardı zikirler belli günlerde
Vardı bir cami Prizren kalesinde
Eşine rastlanmazdı yöresinde
Mahmut Paşa’nın güzel eserinde
Ezan okunurdu şerefesinde
Toplanırdı mahalle çocukları
Dikilirdi kaleye bakışları
Patlayan şahane topun sesiyle
Açılırdı müslüman oruçları
Şırıltılı akardı kaz çeşmesi
Gülerdi Çuhacı Mahmut Camisi
Halkın dilinde bu camiin adı
Söylenir nice Markılıç camisi
Canlandı Namazgâhın temelleri
Belirdi Osmanlının ilk eseri
Dolaşırdı dillerde Kırık Cami
Akla getirirken eski günleri
Esnaflar toplanırdı çarşılarda
Namaz kılardı Cami Arastada
Tek başına duran minaresiyle
Kalmıştır acınacak bir durumda
Kasım Bey deresi Ak dere kolu
Gınçar köyüne giden yarar yolu
Evlere alınan dereciklerde
Kimse kirletmezdi tertemiz suyu
Yeni Mahalle Camii alemi
Parlar Terzi Baba’da mum alevi
Bunlardan yıllarca hasret kalmıştır
Kalede yakılan cami kandili
Onyedinci asırda Budak Hoca
Semerkandan gelmiş ta buralara
Son zamanlara dek ayakta duran
Bir cami hediye etmiş Troşan’a
Yıkılmış mahalli Sırp kilisesi
Yerine kurulmuş Cuma Camisi
Yüzlerce seneler geçtikten sonra
Aynı Cami olmuş Sırp abidesi
Mehmet Paşa Medresesi binası
Talebelerin öğrenim yuvası
Bin dokuz yüz kırk yedi senesinden
Boş kalmıştır sıraların arası
Bin sekiz yüz altmış dört senesinde
Güzel Taş Köprüsünün bitmesinde
Kurulan Yavuz Mehmet Medresesi
Bugündür yıkılma derecesinde
İlâç fabrikasının karşısında
Bülbüldere yolu aşağısında
Halka hizmet verirdi kent hamamı
Mahmut Paşa Sarayı avlusunda
Onbeşinci yüzyılda Suzi Çelebi
Prizren’de açmış ilk Türkçe mektebi
Öğrenime ilgi gösterenlere
Kendisi de okutmuş birkaç dersi
Suzi’nin halkta daha sevilmesi
Tarihte anılan kütüphanesi
Zamanında eşi olmadığından
Sayılırmış Bölgenin bir tanesi
İslâhana Saffet Paşa eseri
Zamanında ölçülmezmiş değeri
Devirlerin değişmesi nedeni
Kalmamıştır artık eski gereği
Ondokuzuncu yüzyılda Prizren’de
Halkın konuştuğu kendi dilinde
Öğrenciler öğrenim görmüşlerdir
Encik lise denilen Rüjdiyede
Akdere’den bir dere ayrılırdı
Hep Kukli Bey adıyla anılırdı
Maraş-Yeni Mahalleyle geçerek
Prizren ovalarına dağılırdı
Oluklu Köprü dibinden başlardı
Orada Akdere’den ayrılırdı
Beyzade adı verilen derenin
Suyu pek çok eve dağılırdı
Saray Boğazı yolu üzerinde
İlaç fabrikasının tam dibinde
Fakir fukarası olan bedava
Beslenirdi kentin hayır evinde
Prizren tabakhane kuyuları
Tokmaklarla dövülürdü rüyları
İz kalmayan bu güzelim yerlere
Yayılmıştır derenin kıyıları
Suzi Camiinin şanlı çeşmesi
Hiç geç kalmazdı suyunun gelmesi
Zamana bırakılınca bu eser
Anılır nice camiin simgesi
Tüfekçiler yeri Ak dere yanı
O güzelim Hacı Musa’nın hanı
Yaşamın modern tarzı başlayınca
İnanın olmuştur devletin malı
Kente güler yüzle bakan Kalede
Dururdu saat Kulesi bir yerde
Bin dokuz yüz on üç yılından beri
Çanı çalınıyor yaban ellerde
Semercilik mahalle yokuşunda
Kaçak tütün satılan pazarında
Son zamanlara kadar yatılırdı
Hancı Zeynelin güzelim hanında
Arasta camiin bitişiğinde
Kervansaraydı halkın hizmetinde
İkinci dünya savaşından sonra
Yıkılıp oldu pazar görevinde
Şadırvan Papaz Çarşı yokuşunda
“Doğru Yol” Derneğinin karşısında
Selânik oteli hep hizmetteymiş
Gelen çeşitli konuk huzurunda
Türkiye vaktinde anılan eser
İstanbul oteli adıymış meğer
Selânik oteli önünde yere
Zamanında verilirmiş pek değer
Bin beş yüz on üç senelik eserde
Suzi’nin yazdığı vakıfnamede
Anılır bugün halkta Çelebi’nin
Büyük sulama kanalı dillerde
Kentimizde üç duhuliye vardı
Biri çömlekçiler karşısındaydı
İkincisi Tuzsuz semti dibinde
Üçüncüsü Yakova yolundaydı
Bin sekiz yüz elli dokuz yılında
İlâç fabrikasının karşısında
İlk postahane hizmete verildi
Bülbüldere yolunun kenarında
İdi bin dokuzyüz elli senesi
Halkın savaştan sonraki devresi
Amansız esen yellerden yıkıldı
Mustafa Paşa’nın güzel camisi
SAFFETOĞLU Ahmet sözü uzattın
Gündüz geceli durmadan çalıştın
Prizren’de bugün yok olmuş sayılan
Eserleri beyitlerle tanıttın
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|