|
Türkçem Dergisinin ilk sayısı Ocak 1999 yılında çıktı. Yani son Kosova savaşı patlak vermeden 2 ay önce. Tan Gazetesi çerçevesinde yayınlanan Kuş dergisi çıkamaz olmuştu. Bu alanda bir boşluk hissediliyordu. Türkçe öğrenim gören çocuklar böyle bir dergiden mahrum bırakılamazdı. Derken, kolları sıvayıp öz katkılarımızla Türkçem Dergisi’ni yayınlamaya başladık.
Amaç, öncelikle Kosova’da ve Balkanlarda yaşatılıp gelişen Türk çocuk edebiyatına yeni bir boyut getirmek, ivme kazandırmaktı. Ayrıca nice nice öğrencilere edebiyat aşısını verip, onların; şiir, hikâye, düzyazı gibi gizemli dünyalara kürek sallamalarına neden olmaktı. Gene, öteden beri ilköğretimdeki öğrencilerin yardımcı ders kitapları konusunda varolan boşluğu gücümüzün yettiği oranda bir yere dek kapatmak, bu topraklarda Türk Dili üzere verilen çabayı, savaşımı tadımlık halinde de olsa onlara yansıtmak, ayrıca, bu topraklarda yaşayan diğer halkların edebiyatlarıyla bütünleşmekti...
Bugün, Türkçem Dergisi’nin Kosova’da, özellikle Türkçe eğitim gören ilköğretim öğrencilerinin vazgeçilmez dergisi konumunda olduğu gerçeği , bizlerin doğru yolda adımladığımızın kanıtıdır. Bu hizmeti bundan böyle de en iyi bir şekilde ve daha büyük bir sorumluluk duygusuyla devam etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz.
Evet, şartlar zor olsa da, Türkçem olarak bu direnci, bu çabayı, bir sözle anadil sevdasını sürdüreceğiz. Gelecek nesillere borcumuz bu...
Türkçem Dergisi’nin 100. sayısı okur eline ulaştı. Yazar, şair dostlar sayesinde adeta antoloji gibi bir içerikle sizlere ulaşmaya başardık. Bu duyarlılığı gösterenlere, en küçük katkısı geçen herkese teşekkürü borç biliriz.
Kosova bu zaman diliminde tarihi dönemeçlerden geçti. Türkçem olarak bizler de tüm yaşanan olaylara tadımlık halinde de olsa tanıklık etmeye özen gösterdik.
Sizlerin ilgisi bize güç verdi. Beraber yürüdük, beraber aştık engelleri…
Türkçem, Kosova’da bir barış türküsüdür. Türkçem, kardeşliğin sesi, uyumun, hoşgörünün ve sevginin yanlısıdır. Çokuluslu bir ortamda ‘ben de varım, yüzyıllardır buralar benimle daha bir rengârenktir!’ dercesine…
Türkçem, güzelliğin buluştuğu bir randevu adresidir. Arı misali halkların değişik dillerinden özü alıp, o tadı paylaşmayı amaçlayandır. Çünkü, mutluluğun paylaşıldıkça daha bir anlam içerdiğinin bilincindedir.
Bizler, Kosova’da ve dünyada insanlığın var oluşundan bu yana hoşgörü anıtının en görkemlilerinden biri olan ve aradan yüzyıllar geçmesine karşın, o büyük yürek, o uzağı yakalayabilen bakış, Mevlânâ gibi bir ölümsüzün uzantısıyız.
Sevgili Türkçem okurları, sevgili dost şair yazarlar, siz saygın öğretmenlerimiz, hepinize büyük bir MERHABA!
Yüzü aşkın kutlama mesajı aldık. Hepsinde doğru yolda adımladığımız vurgulanıyor. Ortada verilen bir çabadan, kimlik kavgasından, dil konusundaki nöbet varlığından sözediliyor. Bu da bizleri gönendiriyor doğrusu. Uzaktan yakından bu mutluluğu paylaşan herkesi bir kez daha en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Kosova’daki Türk topluluğu varlığını koruyabilmek için adeta çırpınıyoruz. Dil ve eğitim konusunda çok duyarlı bir zaman dilimi içerisindeyiz. Anlık değil, kapsamlı ve sürekliliği gerektiren yaklaşımlara acilen gereksinim var. Bir toplumun ayakta kalmasında dil ve eğitim etmenleri olmazsa olmazlardır.
Kosovalı Türkler, yüzyıla yakın bir dönemdir kendi yağıyla kavrulmuş, nice olumsuzlukları göğüsleyerek kimliklerini korumak için olağanüstü çaba harcamışlardır. Eskisi gibi Türk Dilinin ‘bilinen ve bilinmeyen kahramanları’ nasıl Anadilimizi korumuş ve yaşatmışsa, bugün de gerçekten Türkler bu topraklarda varoluş mücadelesi veriyor. Bunu yaşamın her alanında görmek mümkün. ‘Gönül almak’la, ‘Her şey güzel olacak’la bu iş olmuyor. Ciddi bir adım gerek. Hem de ivedi bir şekilde. Dilimizin, eğitimimizin, kimliğimizin bulunduğu konum ortada. Artık sağır sağır bakılmamalı. Gerçeklerle yüzleşmeli. Türklüğü meslek edinip her yerde her ortamda kol gezip sözde halkın kurtarıcı hırkasını sırtına geçirerek, kendi çıkar bezlerini habire dokuyan üç-beş sahtecinin maskesi düşürülmeli...
Türkçem hep halkın çıkarları doğrultusunda yoluna devam edecektir. Sağduyu yanlısı olacaktır. “İroni dolu sinsi gülüşler” sahipleriyle sözde mutluluğu verenlerin yanında hiçbir zaman olmayacaktır. Büyük düşünecek, halkla, saf yüreğiyle birlik içerisinde olmaya devam edecektir. Halkı, kendi sahasında elinden geldiğince kollayacak ve ona sahip çıkacaktır.
Ve bu tutumundan da asla vazgeçmeyecektir. Er geç her şey gerçek limanında demir atacaktır. Türkçem bunun bilincindedir.
Şeffaflık ve dürüstlük kazanana kadar, biz o davanın peşini bırakmayacağız.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|