Raif VIRMİÇA’nın
“KOSOVA’DA FATİH DEVRİ ESERLERİ - KOSOVA EFSANELERİ” Kitabı üzerine…
KOSOVA’DA FATİH DÖNEMİNİ VE EFSANELERİ AYDINLIĞA KAVUŞTURAN MUHTEŞEM BİR ESER
Son günlerde dur durak nedir bilmeyen araştırmacı gazeteci yazar Raif Vırmiça “Kosova’da Fatih Devri Eserleri-Kosova Efsaneleri” adlı yeni eseriyle yine gündemden düşmeyen bir araştırmacı yazar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kosova’da Osmanlı Mimari Eserleriyle ilgili yapmış olduğu geniş kapsamlı çalışmalarının özel bir bölümünü oluşturan, Kosova’da Fatih Devri Eserleri ve Kosova Efsaneleri mevzu olarak bugüne kadar Kosova araştırmalarında hiç veya yeterince araştırılmamış bir konumu teşkil etmektedir. Bu konuya aydınlık getirmek maksadıyla böyle bir tetkike soyunup ve bir ilke imza atan Vırmiça’yı kutluyor bir araştırmacı olarak kendilerinden gurur duyduğumu hemen başta ifade etmek istiyorum.
Osmanlı Devleti tarihinde özel bir yere sahip olan Fatih Sultan Mehmet Han devrinin sadece Anadolu yakasında değil, Avrupa yakasının Rumeli bölümünde de büyük öneminin olduğu bir gerçektir. Vırmiça’ya göre: “Kosova’da Fatih dönemi söz konusu olunca, Nobırda fethi, Fatih Sultan Mehmet’in Nobırda fethinden sonra burada üç ay kadar kalması, ardından Prizren fethi ve Fatih Sultan Mehmet’in Kosova’da inşa etmiş olduğu dönemin en muhteşem mimari eserleri ve Osmanlı tarihinin bu yöreler için eksik bıraktığı bazı durum ve noktaları akla gelmektedir ”Zaten bu çalışmada kapsanan temaların ve bilgilerin bu durumlardan türediğini bildirirken, kitapta tespit edilen bilgiler ve teşhir edilen belgeler sayesinde, Osmanlı tarihinin bu yöreler için eksik bıraktığı bazı durumların ve noktaların da tamamlandığı ve bu yöre tarihinin belli bir ölçüde akışını değiştirecek önemli bir kaynak ve belge niteliğinde olduğu bir gerçektir
Kitapta, bugüne kadar Fatih Sultan Mehmet Hanla ilgili Osmanlı kaynaklarında bilinen veya yeterince bilinmeyen bilgiler yanı sıra Vırmiça’nın tespit ettiği yeni durumlar da sunulmaktadır. Dolayısıyla tespit edilen yeni bilgiler sayesinde, bugüne kadar Fatih ve eserleriyle ilgili kısmen veya yanlış verilen çoğu durumlar için gerçek bilgiler, yanıtsız kalan sorular için de net cevaplar verilmeye çalışılmıştır.
Kitabın asıl konusuna daha yakından iştirak etme maksadıyla, Vırmiça, birinci bölümünü Kosova tarihine vermekle uygun bulmuş. Kitapta Fatih’in Sırbistan Seferi yanında Kosova ziyareti ilk defa bu kitapta işlenip teşhir edilmekte. Müteakiben sayısı az olmasına rağmen, Kosova’da Fatih’in inşa etmiş olduğu dönemin en meşhur ve en muhteşem camileri ve diğer eserleri de neşredilmekte. Kitapta kullanılan kaynaklar ve alıntılar iyi bir süzgeçten geçirilerek, her yönüyle değerlendirip teşhir edilmektedir.
Kosova’da Fatih Devri Osmanlı mimarisinin mihenk örneklerini oluşturan bu eserlerin başında Priştine’de: Fatih Sultan Mehmet Han Camii, Fatih Hamamı ve Küçük Fatih Camii, İpek’te: Fatih (Bayraklı) Camii, Prizren’de: Fatih (Cuma) Camii ve Fatih Namazgâhı büyük önem taşımaktadır. Büyük değerlere sahip olan bu camilerde yer alan tezyinatın üstün bir sanatla neşredilmesi yanında, iç mekânını bütün incelikleriyle yansıtan dış zevahiri üstün bir mimari zekânın ürünü olduğu görülmekte. Bu eserlerdeki hatlar, süslemeler, renkli camlar, taş ve ahşap işçiliği Osmanlı sanatının bu topraklarda en muhteşem örneklerini teşkil etmekle bu eserler Kosova’da Osmanlı Dönemi mimari eserlerinin mihenk örneklerinin tek numunesini de oluşturmaktadır.
Vırmiça’ya göre: “Kosova’da belirli bir tarih döneminde, toplumsal ekonomik ve sosyal–politik koşulları altında inşa edilen bu mimari eserler, bir yandan kültürel ve maddi değerler içinde büyük değer taşırken, diğer yandan bugün onların incelenmesi ve tetkiki buralarda yaşamakta olan Türk ve diğer Müslüman halkının geçmişinin incelenmesi ve araştırılması yönünden de özel bir ehemmiyet taşımaktadır”. Amacımız ulusal tarihimizle ve geçmişimizle gerçekleri gün yüzüne çıkararak mevcut olan bugünkü toplumda yerimizi belirlemekle bu topluma büyük bir uygarlığın devamı olarak her türlü yardımı ve gayreti sunmaktır.”
Vırmiça’nın diğer araştırmalarına kıyasen yeni bir araştırma ufkunu oluşturan bu konunun tetkiki, sadece Kosova tarihi için değil, Türkiye tarihi için de önemli bir değer taşıyacağına inanmaktayız. Çünkü Vırmiça’nın vurguladığı gibi “bizi biz kılan bu varlıklarımız var oldukça, buralarda yüzyıllara uzanan kimliğimiz de yarınlara taşınacak, sesimiz, dilimiz, dinimiz, kültürümüz, tek sözle uygarlık tarihimiz bu topraklarda daha uzun yıllar yaşayacaktır”
185 sayfadan, lüks ve renkli baskısı yapılan bu kitaba, Vırmiça’nın uzun yıllar topladığı ve derlediği Kosova Efsaneleri de ek bir çalışma olarak dâhil edilmiştir. Aslında bu kitap birbirinden farklı ama büyük bir ölçüde bağlı olan iki ayrı konumu içermektedir. Birinci bölümde Kosova’da Fatih Devri Eserleri yer alırken ikinci bölümde Kosova Efsanelerine yer verilmiştir.
Kosova efsaneleri bugüne kadar bir bütün olarak yazılmamış ve incelenmemiş bakir bir konudur. Vırmiça’nın bu çalışmasındaki temel amacının bugüne kadar hiç işlenmemiş ve araştırılmamış Kosova Efsanelerini derlemekle ve bir bütün olarak yayınlanmakla Kosova Türk toplumunun zengin bir efsane ve mitoloji kültürüne sahip olduğunu geniş kamuoyuna tanıtmaktır.
Efsaneler konusu üzerinde hiçbir yazılı kaynağın olmamasına rağmen Vırmiça, uzun yıllar topladığı Kosova Efsanelerini başarılı bir şekilde bir araya getirerek çok iyi bir üslupla ve yazılış tarzıyla bu efsaneleri dile getirmekle karşımıza bu nadir çalışmayla çıkmaktadır. Bu efsaneler arasında kesik baş motifi en çok işlenen motiflerden biri olmakla, çoğu efsanelerde o dönem şeyhlerinin ve din büyüklerinin keramet sahibi kişiler olduklarına dair konular dile getirilmektedir. Vırmiça giriş yazısında “halk arasında çoğu zaman oluşmuş fantezi niteliğindeki efsanelerin psikolojik ve Tasavvuf Edebiyatı açısından da büyük önem taşıdığını beyan ederken, Kosova efsaneleri Osmanlıların gelişinden günümüze kadar buralarda yaşamakta olan halk edebiyatımızın zenginliğini de önemli bir biçimde ortaya attığını vurgulamaktadır”.
Bugün Kosova’da çok daha fazla efsanenin var olduğunu vurgulayan Vırmiça, bir başlangıç olarak topladığım ve derlediğim bu 50 kadar efsaneyle de memnun olmamızı diyerek, ileriki dönemde bu çalışmanın devamının olacağına da müjdelemektedir. Bu eserden önce Vırmiça, Kosova efsanelerini ilkin “Yeni Dönem Gazetesinde tefrika biçiminde akabinde bazı efsaneleri belgesel haline getirerek Yeni Dönem Televizyonunda seyirciyle buluşturmuştur.
Vırmiça, Kosova Efsaneleriyle ilgili yaptığı tanıtım konuşmasında şunları vurgulamıştı “bu eserde neşredilen bir grup efsaneler bizlere insanların iç sıkıntılarını, çeşitli bunalımlarını gidermek maksadıyla derman aradıklarını muhteva ederken, bazı efsanelerin de toplumsal psikolojiyi içeren folklor motifleri bakımından da oldukça zengin oldukları, özellikle de efsanelerin Tasavvuf Edebiyatı açısından da çok değerli oldukları bir gerçektir. Çünkü Vırmiça’ya göre, Kosova’da yaratılan bu efsaneler, XIII. yüzyıldan bu güne kadar burada yaşamakta olan halkın zenginliğinin de bir önemli göstergesidir. Bu efsanelerin en ilginç yanı, türlü motifleri, kişileri, olayları yaşatabilmeleri yanında, önemli olan folklor motiflerinin edebiyat, sanat ve estetik bakımından büyük değerleri olduğunu göstermeleridir. “Efsaneler şiir, roman ve öykü gibi türler ile dram, opera, bale, sinema ve resimlere kaynak olursa ebedileşirler” diyen Vırmiça, çoğumuz için bilmediğimiz bu konuyla ilgili önemli bilgileri dile getirmiştir.
Bu kitapta sadece yazılı sunum değil aynı zamanda çok sayıda da fotoğrafın ve belgelerin de aktarılması görsel açısından kitaba büyük değer katmaktadır. Bugün Kosova’da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan efsaneleri, derleyip neşrettiğinden dolayı Vırmiça’yı bütün halkımız adına tebrik ediyorum ve çalışmalarının devamını temenni ediyorum.
“Kosova’da Fatih Devri Eserler i- Kosova Efsaneleri kitabının “23.Nisan Kosova Türkleri Milli Bayramının Birinci Yıl kutlamaları çerçevesinde ve denk düştüğü Osmanlı Devletinin 710. Kuruluş yıldönümü vesilesiyle yayınlanması, değer ve önem açısında özel bir yanını oluşturmaktadır. Kitabın basım masraflarını sağlayan Kosova Demokratik Türk Partisinin çerçevesinde kurulan 23 Nisan Kosova Türkleri Milli Bayramı Tertipleme Kuruluna da teşekkür eder bu tür çalışmaların devamını temenni ederim.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|