|
Sayın Nezih Liman
Kosova Prizrenliler Kültür ve Yard. Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Biz 1968-69 okul yılı Prizren Lisesinden mezun olan öğrenci nesli olarak, 40 yıl sonra sınıf öğretmenlerimiz Muhammet İmam-Öztürk hocamızla bir araya gelip 40. mezuniyetimizi heyecan ve görkemli bir biçimde kutladık.
Bu vesileyle hocamızın eğitime sunmuş olduğu katkılarından dolayı takdirname yanı sıra bütün bizlerin adına bu nesilden olan arkadaşımız Raif Vırmiça'nın Kosova'da Türkçe Eğitim ve bu eğitimde Muhammet İmam-Öztürk hocamızın yeri ve rölüyle ilgili gerçekleri içeren bir sunum da gerçekleşmiştir. Ekte yazılı olarak gönderdiğimiz bu sunumumuzu (Prizren'de Türkçe bir gazete çıkmadığından dolayı) Web sitenizde yayınlarsanız mutluluk duyarız.
Saygılarımızla
Prizren Lisesi 1968-69 öğretim yılı Türk öğrencileri
---------------------------------------------------------------------------
KOSOVA TÜRKÇE EĞİTİM VE BU EĞİTİMDE MUHAMMET İMAM-ÖZTÜRK’ÜN YERİ VE ROLÜ
* Hocam Sizlerle Gurur Duyuyoruz
Eğitim, hem bireyler olarak yüksek bir yaşam düzeyin elde etmenin, hem de toplum olarak gelişmenin ve ilerlemenin düzeyine ulaşmanın başlıca yoludur. Ulusal kalkınmanın en önemli öğesi olan insan gücü, eğitim yoluyla sağlanabilir, eğitim bireyleri ise ulusal amaçlar doğrultusunda yetiştirilir.
Kosova’da yaşamakta olan Türklerin, etkin bir yaşamı elden bırakmadan sürdürmek, Türkçemizi dilden dile yaşatmak ve eğitimimizle birlikte daha da zahir kılmak ve tahkim etmek, Türk halkın geçmişten geleceğe taşıdığı özelliklerden en önemlisidir.
Bizi biz kılan bu iki varlığımız, dinimiz kültürümüz, sanatımız ve diğer edinimlerimizle birlikte yaşamımızın kopmayan parçaları olmakla birlikte, bu topraklarda geleceğimizi ve mevcudiyetimizi belirleyecek ve yaşatacak en önemli ve en değerli unsurlarımızdan biridir. Kosova’da Türkçe eğitim 1951 yılında Türklerin resmi olarak yeniden sahneye çıkmasıyla bu yılın Nisan-Mayıs aylarında Prizren, Priştine, Mitroviça, Gilan, İpek Vıçıtırın, Mamuşa ve Doburçan’da Türklerin Arnavutça eğitim gördükleri sınıflardan Türkçe açılan aynı sınıflara geçiş yapmalarıyla ve Türk dilinde yeni birinci sınıfların açılmasıyla başlamıştır. Açılışından günümüze kadar aynı yerlerde, İpek hariç, devam ederek ayakta dimdik durmaya başarmıştır. 58 yıllık bu onur dolu zaman diliminde bu eğitimden binlerce öğrenci eğitim görmüş, 600 den fazla öğretmenimiz de çalışarak büyük emekler sarf etmişlerdir.
Kosova’da Türkçe eğitimin amaçları, burada yaşayan Türklerde milli birliğin sağlanmasını, Kosova’da yaşayan diğer halklarla birlikte toplumda yerini almak ve ulaşılan eğitim seviyesiyle bu topluma yararlı olmaktır. Kosova’da Türkçe eğitimin 1951 yılından başlayarak günümüze kadar çeşitli dönemlerden ve eğitim sistemlerinden geçtiğini göz önünde bulundurursak, bu zaman diliminde Kosova’daki Türkçe eğitimin iniş ve yükseliş yanı sıra ilerleme ve duraklama durumlarının da olduğunu söylemek gerekir.
Bu eğitim sürecinde en az sekiz yıllık ilköğrenime, çoğu insanımız da ortaokul ve yeterince bir sayı yüksek ve üniversite öğrenimine sahip olmuştur ve bugüne kadar memnun edici başarılar kaydedilmiştir. Bu başarıların elde edilmesi için, en başta Türk halkının birlik ve beraberlik içinde yetişmesi, gelişmesi ve her yönlü mücadelede bulunmasıdır. Tabi ki bu başarıların elde edilmesi de pek kolay olmamıştır, zira Türk dili üzere yapılan öğrenimde beliriveren aksaklıkların zamanında giderilmemesi ve bazı sorunların ve yalanışlıkların hala devam etmesi Kosova’daki Türkçe eğitimin daha yüksek boyutlara ulaşmasında engeller yaratmıştır. Bütün bu durumlara rağmen Kosova Türk insanı bütün engelleri aşarak çoğu durumlarda bilakis yüksek eğitimde anadilinde eğitim görmemesine rağmen, çağdaş bir eğitimden geçme fırsatını yakalamıştır ve belli bir dönem ve ortam içinde büyük başarılar elde etmiştir denilebilir.
Bugün Kosova’da, 11 ilkokulda, 7 lisede, Prizren Öğretmen Fakültesinde, Türkoloji Bölümünde ve Türkiye’nin muhtelif üniversitelerinde toplam olarak yaklaşık 3700 kadar öğrencimiz Türk dilinde öğrenim görmektedir. Bu sayı sadece bura Türk halkı için değil genel olarak Kosova için de büyük önem taşımaktadır. Böylelikle Kosova ve Kosova’da yaşamakta olan Türk halkının geleceğinde büyük bir potansiyeli oluşturan bu gücün, devamlılığı için sadece okuyanlara değil, Kosova Hükümetine, Kosova’da etkinlik gösteren diğer kuruluş ve kurumlara özellikle de anavatanımız Türkiye’ye de büyük görev düşmektedir. Bu gücü böyle bir sayıda ve seviyede tutmak için tabii ki en büyük görev Kosova’da yaşamakta olan Türk halkına düşmektedir. Zira öğrenci sayısının artırılması ve eğitim seviyesinin daha yüksek bir seviyeye ulaştırması için burada yaşamakta olan her Türkün milli görevidir ve hiçbir Türk bu milli görev dışında kalmamalıdır.
Gayemiz bu başarıyı daha yüksek bir seviyeye ulaştırmak, mevcut olan engelleri ve sorunları aşmakla çocuklarımıza ve toplumumuza iyi bir gelecek sağlamaktır. Tabi ki bu engellerin aşılmasında ve çözülmesinde manevi destek dışında maddi desteğin yanı sıra sadece Türkiye’de değil, Kosova Eğitim Sisteminde de Türk öğrencilerinin eşit haklı düzeyde eğitim görmeleri için imkânların sağlanmasıdır. Bunu gerçekleştirmek için, sadece bu topluluk içinde faal gösteren kurumlara değil, Türkiye Cumhuriyetine ve Kosova’da mevcut olan bütün organ, örgüt ve diğer kurumlara da önemli görevler düşmektedir.
Eğitimimiz 1951'lerden sonra bu topraklarda yetişen insanlarımıza Türklüğün ve Türkçemizin bayrağını dalgalandırmalarını duygu ve beceri aşısını aşılamış, bu amaçta hizmeti en kutsal ve onurlu bir görev olarak bildirmiştir. Dolayısıyla bu yörelerde biz Türklerin sayıca az olmamıza rağmen, oynadığımız rolün çok büyük olduğu yanında çoğu alanlarda kendini ispatlamış bir halk olarak kendine güvenmeyi öğreterek biz Türkleri ve gururumuzu bu seviyeye ulaştırmıştır. Eskiden olduğu gibi, şimdi de eğitimimiz ve diğer edinimlerimiz sayesinde topluma karşı görüşümüz, ahlakımız, yaşam tarzımız, zevkimiz, anlayışımız, tek sözle kültürümüz ve benliğimiz geniş bir çevreye yayılarak, yaşadığımız bu topraklarda yüzyıllar öncesi vurulan Türk damgası hala korunmaktadır ve ileride de korutulacaktır.
İşte bu tarihsel süreç içinde Prizren’de ki Türkçe eğitimin zor günler yaşadığı ve kadro sıkıntısı çektiği bu dönemde 1968-1969 öğretim yılında Prizren Lisesinden mezun olan öğrenci nesli 25 Nisan 2009 tarihinde Sınıf öğretmeleri Muhammet-İmam-ÖZTÜRKLE bir araya gelip 40 cı mezuniyetini hoş bir hava içinde kutladılar. Kutlamalar esnasında eski hatıralar dile getirilirken o dönem Prizren’de Türkçe eğitime büyük katkı sunan kıdemli ve bu neslin sınıf öğretmeni olan Sayın Muhammet İmam-ÖZTÜRK’ün Prizren’de Türkçe eğitime ve onun gelişmesinde sunmuş olduğu katkıları da dile getirildi. Aslında bu kutlamanın amaçlarından biri de sağlık durumunun pekiyi olmamasına rağmen Türkiye’nin Bursa kentinde yaşayan Öztürk hocanın Prizren’e getirilmesi ve yetiştirdiği son nesil öğrencileriyle bir arada olması yanında Türk eğitimine sunmuş olduğu katkılarından dolayı takdir edilmesiydi.
Muhammet İmam- Öztürk 1934 yılında Prizren’de doğdu ilkokulunu doğduğu şehirde, Türk Öğretmenler okulunu da Üsküp’te büyük başarıyla tamamladı. Daha sonra Prizren Yüksek Pedagoji Okulundan, akabinde de Anadolu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Öztürk, ilkin Prizren’in ilkokullarında daha sonrada Prizren lisesinde başarılı bir eğitimci olarak öğretmenlik yaptı. Günümüze kadar çok sayıda nesil yetiştiren Muhammet İmama-Öztürk, 1971 yılında Türkiye göç edip Bursa kentine yerleşmiştir. Öğretmenlik mesleğini Bursa “Akıncılar İhsan Dikmen” ilköğretim okulunda devam ettiren Öztürk hocamız bu görevini emekli olduğu 1996 yılına kadar sürdürmüştür. Bugün halen Bursa’da yaşayan hocamız evli ve dört çocuk sahibidir.
Muhammet İmam ÖZTÜRK Türkçe eğitime başladığı ilk günden günümüze kadar mesleğine sadık kalmış, yüzlerce öğrenciye ders vermiş, nesilden nesle yetiştirdiği öğrencilerinin çoğunun şimdiye kadar ulaştıkları başarılara kuşkusuz en çok payı geçen öğretmenlerden biridir. Hayat boyunca yapmış olduğu çalışmalarında kendi mesleğinde örnek olmuş. Genç meslektaşlarına ve bütün öğrencilerine her türlü yardımda bulunmuş, sevdalı tutumuyla öğretmen mesleğini sevdirmiş, çalışmalarıyla ve davranışlarıyla öğrenci-öğretmen arasındaki sevgi ve saygının nasıl olduğunun numunesini teşhir etmiştir. Bilgisiyle ve dürüstlüğüyle öğrencileri tarafından büyük bir otoriteye sahip olan Muhammet İmam öğrencilerine okumanın, bilginin ve Türkçemizin, rengini, tadını, içtenliğini ve bütün zenginliğini aşılamış, Türklüğün ve Türk kalmanın köklerini dikmeye başarmıştır.
Muhammet hocamız, başta bir eğitimci ve öğretmen olarak Prizren’de Türkçe eğitimde çalıştığı dönemde yapmış olduğu etkinlik ve çalışmalarıyla ön kazanmış ve iyi bir insan ve eğitimci olarak kendini öğrenci ve meslektaşlarına sevdirmiş ve tanıtmıştır. Yapmış olduğu etkinlikler çerçevesinde hem kendini geliştirmiş hem de öğrencilerinin çağdaş bir eğitimden geçmeleri için elinden geleni yapmıştır. Muhammet Öztürk hocamız eğitim hayatında Türk öğrencisinin ve genelde Türk bireyinin çağdaş yaşamla ilgisi olan her önemli konusunu veya olayını ele alan ve öğrencilerine aktaran nadir öğretmenlerimizden biridir. Muhammet hocamız, kişiliğinin özel sırlarını bile açıklayabilmek için kendinde güç bulmuş ve her zaman çeşitli yanıtlar ve yenilikler peşinden koştuğu bilinen bir gerçektir. O bütün yaşamı boyunca eğitimi, ilimi ve bilgiyi ön plana atıp, insan kişiliğinin ancak bu unsurlar içinde gelişmesini sağlamak amacıyla yenilikler peşinden koşarak, Türk bireyini topluma yararlı olarak yetiştirmek gereğini duymuştur. Kosova’da Türkçe eğitimi yaşatmak her Türkün bir Milli görevidir sloganını vurgulayan hocamız her zaman bu görev ardında kalmış ve bu unsurunun bura Türklük için büyük önem taşıdığını ifade etmekten hiçbir zaman kaçınmamıştır.
Muhammet İmam Öztürk, öğretmenlik mesleğinin bugün dünyada en kutsal ve en zor mesleklerden biri olduğunu da vurgulayarak, bu kutsallığı yeryüzünün en değerli varlığını yani Allah’ın yarattığı insanı yetiştirmekten daha kutsal ne olabilir diye ifadesini kullanarak, dünyada iyi insan yetiştirmenin en zor işlerden birinin de öğretmenlik mesleğinin olduğunu ifade ederek, bu sürecin pek kolay olmadığını da vurgulamıştı.
Muhammet İmama göre öğretmenin, işlenmemiş bir maden gibi olan çocuk beyinlerini büyük emekle işleyen, ona doğruyu ve yanlışı gösteren insan olarak, başarıya giden öğrencinin yolculuğunda bir rehberidir. Hem ilim hem de ahlak yönünden kişinin yükselmesinde basamak olur, gül yetiştirmek için toprak olur, su olur, hava olur. Bu yüzden Muhammet imam eğittiği öğrencilerine güç ve moral vererek hiç kimseye muhtaç olmamak için hayatının sadece Kosova’da değil göç ettiği Türkiye de büyük bir bölümünü çocuklara adamış ve onları topluma örnek bir kişi yapmak için çaba sarf eden önder öğretmenlerimizden biridir. Çünkü onun gayesinde öğrencilerini mutlu, güçlü, onurlu, mütevazı ve saygı gösterilen insanlar olarak yaratmaktı. Öğrenciler onun için sevilen değil, en çok sevilen kişiler olmuştur. O öğrencileri topluma yararlı bir kişi olarak yetiştirmekte hiçbir zaman vazgeçmemiştir ve bunu kendine bir milli görev olarak bilmiştir. Onun sınıfında her zaman sevgi, saygı, hoşgörü, güzellik ve çalışmak vardı çünkü ben ve bu nesil öğrenciler onun öğrencisiydik ve bunu bizzat yaşadık.
Muhammet hocamız 40 yıllık eğitim çalışmalarında öğrencilerine sunmuş olduğu gayretleriyle onların, yaşamının her alanındaki gelişmelerle dürüst bir şekilde geleceğe umudunu sağlamış, onlara sağlıklı, dürüst ve toplumda örnek kişiler olmaları yönünde özen göstermiştir. Kosova’daki Türkçe eğitimin dünden değil, yüzyıllar öncesi bu topraklarda vurulan Türk damgasının koruyucusu ve gelecekte de bu damganın yaşatılmasında ve devamlılığında en önemli unsur olduğunu vurgulayan hocamız, bunun hiç kimse tarafından inkâr etmesine izin vermemek amacıyla, sayımızın az olmasına rağmen bu topraklarda oynadığımız rolün çok büyük olduğunu her zaman teşhir etmekten kaçınmamıştır..
Eğitimdeki etkinlikleri yanı sıra Muhammet İmam Öztürk hocamızın Prizren’de kültürün, sanatın ve yazının da gelişmesinde büyük katkısı olmuştur. Özellikle de 1951 yılında Prizren’de kurulan Doğru Yol TKSD derneğinin Dram kolunda ve Prizren Tiyatrosunda genç bir aydın ve sanatçı olarak başarı göstererek çoğu dram ve piyeslerde rol alarak, hem eğitim hem de kültür ve sanat alanında kendine yeni bir sayfa açarak katkılar sunmaya özen göstermiştir. Oynadığı rollerde kendini takdir ettiren Öztürk, hemen hemen bütün daram oyunlarında ve piyeslerde rol almış ve diğer dillerden çoğu oyunların metinlerini de büyük bir başarıyla Türkçeye tercüme ederek ön kazanmıştır.
Biz 1968-69 Prizren Lisesi Türk öğrencileri nesil olarak sınıf öğretmenimiz olan Muhammet İmam-Öztürk hocamızla gurur duymaktayız ve onun bize yaptıklarını her zaman büyük bir hünerle anmaktayız. O bizlerin sevilen değil en çok sevilen öğretmenlerimizden biridir ve bizlerde her zaman öyle de kalacaktır. Allah onu bizden eksik etmesin.
Hocam bizlerin nesil olarak 40 yıl sonra bir araya gelmemize vesile olduğunuzdan dolayı sizlere bir daha teşekkür eder minnettarlığımızı sunuyoruz.
1968-69 öğretim yılı Prizren Lisesinden mezun olan Türk öğrencileri: Fevzi Karamuço, Raif Vırmiça, Erdoğan Tselina, Rüştü Kasımlar, Yaşar Luta, İsmet Spahi, Kahraman Kahraman, Hüseyin Şilik, Abdülkadır Cucialo, İsmet Kito, Refet Haskuka, Orhan Tuçan, Abdülhadi Hoca, Yusuf Sagdan, Sedat Altiparmak, Adnan Fuşa, Celal Vırmiça, Ümücül Kantarci, Naciz Limar, Birsen Kantarci, Türkan Spahi, Şadiye Cin, Güldane Karahoda, Raciye Orçuşa, Şahdan Tatar. Merhum olanlar: Refet Haskuka, Fahri Mermer, Fuat Pupe, Nekibe Kakça, Abdülkadır Curcialo ve Abdülhadi Hoca.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
v.1.4.6 © -
|